Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
BİST 10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 29°C
Açık
Tekirdağ
29°C
Açık
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 31°C
Per 31°C

Ergene Nehri’ndeki kirliliğin “yapay sulak alanlar” kurularak önlenmesi önerildi

Ergene Nehri’ndeki kirliliğin “yapay sulak alanlar” kurularak önlenmesi önerildi
31 Ağustos 2021 12:14
A+
A-

Trakya Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belgin Elipek, Ergene Nehri çevresindeki sanayi tesislerinin atık sularının arıtıldığı arıtma tesislerinden deşarj edilen suyun yapay sulak alanlardan geçirilerek temizlenmesi önerisinde bulundu.
Yıldız Dağları’ndan doğan ve ilk beslendiği kaynaklarda içilebilir düzeyde olan Ergene Nehri, yerleşim yerlerinden geçtiği alanlarda ise kirlenmeye başlıyor. Ergene Nehri, zaman zaman kirlilikle gündeme geliyor.
Kirliliğin önüne geçmek amacıyla çözüm önerisi ortaya koyan Elipek, AA muhabirine, Trakya’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Ergene’nin kirlilikle anıldığını söyledi.
Kirlilik nedeniyle nehirden içme, kullanma ve tarımsal sulama anlamında çok fazla yararlanılmadığını belirten Elipek,
Bu durumda o su bizim için yok demektir. Ergene’nin tekrar nehir statüsünü kazanması için diğer nehirlerdeki gibi bir ekosistem dengesine sahip olması lazım. İçerisinde organizmaların bulunması, oradaki canlıların ekosistem dengesi içinde yaşıyor olması gerekir.” dedi. Elipek, nehirde su kalite değerlerinin düşük olduğunu ve renginin sürekli değiştiğini söyledi. Nehre atık bertarafının önlenmesi gerektiğini dile getiren Elipek, “Mutlaka nehre atık deşarjının tamamen kesilmesi gerekiyor. Arıtma tesislerinin mutlaka çalıştırılması ve tesislerden çıkan arıtma sularının bitkilerden oluşan bir sulak alandan geçirilmesi gerekli. Böylece deşarj edilen su içerisinde bulunan ağır metal ve besin tuzları gibi pek çok unsurun o bitkilerin bünyesinde toplanması gerekiyor.” diye konuştu.
Prof. Dr. Elipek, arıtma tesislerinden nehre salınan suyun kamışlardan oluşan yapay sulak alanlardan geçirilmesinin suda bulunan tortu ve ağır metallerin nehre karşımasını önleyebileceğini ifade etti.
Yapay sulak alanlardan geçirilerek temizlenen suyun kirliliğin azalmasına önemli katkı sağlayacağını anlatan ​​​​​​​Elipek, şunları kaydetti: “Özellikle yapılan bilimsel çalışmalarda sulak alanlarda bulunan saz, kamış ve kargılar gibi bitkilerin tortuları, zehirli maddeleri ve hatta ağır metalleri bile bünyelerinde tutma eğiliminde olduğu gözlemlenmiştir. Dolayısıyla suları basit bir arıtım yöntemiyle temizledikten sonra bu tarz sulak alanlardan geçirirseniz, bitkiler buradaki suyun tortusunu, zehirli maddesini alıkoyacaklardır ve suyun daha temiz bir şekilde ekosisteme dönmesini sağlayacaklardır. O yüzden önerim, arıtma tesislerinden çıkan suların yapay sulak alanlar oluşturularak bu alanlardan geçirilmesi. Tabii bu sazların belli ömürleri var, daha sonra ömrünü dolduran sazlar kesilerek bir başka endüstri alanında kullanılabilirler. Kesilen sazların yerine yeni sazlar çıkmaya devam edecektir.” (AA)


Trakya Demokrat Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.