Dolar 31,0391
Euro 33,6226
Altın 2.032,18
BİST 9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
14°C
Az Bulutlu
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
Çar 13°C

Nasıl bir yerel yönetim anlayışı?

2 Aralık 2023 10:38
A+
A-

Bu yazımda yerel yönetim ve demokrasi kavramını irdeleyerek,  yerel yönetimlerin yurttaşlar ile olan ilişkisini ele alacağım. Malum yerel seçimler yaklaşıyor.  Aday adayları  belediye başkanı olabilmek için iddialarını ortaya koyuyor.  Bu bağlamda da “Nasıl bir yerel yönetim anlayışı?” sorusu önem kazanıyor.

Devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını anlamına gelen Adem-i merkeziyetçilik çağımızda daha da önemli hale geldi. Bilindiği üzere; merkezi otoritenin gücü arttıkça bireyler kendisini güçsüz hissedebiliyor. Bu da;  bireylerin  devlet ile bağının kopmasına, devlete karşı yabancılaşması ve depolitizasyon sorunlarının doğmasına neden olabiliyor.   Bu tehdit karşısında da yerelde sağlanan halk katılımı söz konusu sorunların çözümünde önemli rol oynuyor. Kısacası yukarıdan aşağı doğru işleyen bir süreç olan Adem-i merkeziyetçilik demokratikleşmenin önemli bir unsuru olarak düşünülüyor.

Yerel yönetimler ile demokrasi birbiriyle her zaman örtüşen iki kavram olmuştur. Demokrasi de kendi içinde temsili ve katılımcı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yerel yönetimler, halk  ile en yakın temas halindeki yönetim modeli olduğu için temsili demokrasi yönetim anlayışının burada geçerliliğinin olmadığı düşüncesindeyim.

Bu nokta da katılımcı demokrasi anlayışı ön plana çıkıyor.  Varlık nedeni topluma hizmet etmek olan yerel yönetimlerde vatandaşın yönetimde ve karar alma mekanizmasında söz sahibi olması en doğal hakkı.

Kentin sorunlarına bizzat maruz kalan vatandaşların çözüm üretme süreçlerinde katılması sorunların daha hızlı ve etkili biçimde ortadan kalkmasına yol açmasına neden olacaktır. Karar alma sürecine yurttaşın katılımının sağlanması o kentin kalitesinin, yaşam standartlarının, vizyonunun yükselmesine;  ekonomik-sosyal-politik-kültürel-sporsal-alanlarda başarılı olmasına ve arzu edilen huzurlu ve güvenli bir kent modelinin oluşmasına katkıda bulunacaktır.

Katılımcı demokrasinin önemli niteliklerinden biri de yaygınlığı yani toplumun tümünü kapsaması sürecidir.  Kentteki tüm kesimleri içinde barındırarak sağlanan katılım; çoğulcu bir yapılanmayı ve kolektif kararların alınmasında katkı sunacaktır. Ayrıca sesini duyurma olanağına sahip olmayan kesimler içinde fırsat oluşturacaktır.

Kolektif bilincin üretilmesine olanak sağlayan katılımcı demokrasi; yurttaşlar arasında empati duygusunu geliştirme ve  ortak hareket etme yetisinin gelişmesi için de zemin yaratacaktır.

Kentin kalkınmasında etkili olacak bu yönetim anlayışı, ülkemizde kağıt üstünde kalan demokrasi anlayışının işlerlik kazanmasına yol açacağı gibi daha da önemlisi vatandaşın demokrasi bilincinin yükselmesine ve bu bilincin özümsenmesin de de önemli rol oynayacaktır.

Yerel yönetime talip olan aday adayların ve ileriki günlerde aday olacakların düşünmeleri gereken en elzem konu bu olmalı.

Kent konseylerinin de bu anlamda eş dost akraba meclisi olmaktan, siyasi kariyer açısından basamak olarak görülmesi anlayışından çıkartılarak, asıl işlevine kavuşturulması gerekiyor.