Dolar 31,0391
Euro 33,6226
Altın 2.032,18
BİST 9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
14°C
Az Bulutlu
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
Çar 13°C

TMMOB’DAN 2024 BÜTÇESİ YORUMU: DAHA FAZLA YOKSULLUIK DAHA FAZLA BORÇ YÜKÜ

TMMOB’DAN 2024 BÜTÇESİ YORUMU: DAHA FAZLA YOKSULLUIK DAHA FAZLA BORÇ YÜKÜ
6 Aralık 2023 12:40
A+
A-

TMMOB Meclis’te görüşülmekte olan 2024 Yılı Bütçe Kanunu çalışmaları üzerine yaptığı açıklamada,2024 yılı Bütçe Kanunu’ndan, emeği ile geçinenler için daha fazla yoksulluk, daha fazla borç yükü çıktığına dikkat çekti.

‘Ülkemizin Hali Ortada’

İşsizlerin sayısının 9 milyona ulaştığının kaydedildiği  açıklamada,  “Her 5 gençten biri, her 3 kadından biri işsiz, ülkemiz OECD ülkeleri içinde resmi enflasyonu en yüksek ülke konumunda.

Tüm dünyada gıda enflasyonu düşerken bizde artmaya devam ediyor. OECD ortalaması %8 iken, biz %72 ile bunun tam 9 katı gıda enflasyonu yaşıyoruz.

Açlık sınırı 16 bin TL’ye, yoksulluk sınırı 49 bin TL’ye dayanmış durumda. 85 milyonluk nüfusun 51 milyonu açlık sınırında, 32 milyonu ise yoksulluk sınırı altında bir yaşam savaşı veriyor. Çünkü ülkede emeklilerin yarısı en düşük aylık olan 7 bin 500 TL’ye, çalışanların çok büyük bir kısmı ise 11 bin 402 TL’lik asgari ücrete mahkûm edilmiş durumda.

Düşünün ki, 4 kişilik bir ailede tüm fertler asgari ücretle çalışsa bile yoksulluk sınırına ulaşamıyor. Çünkü artık asgari ücret ortalama ücrete dönüşmüş durumda. Özellikle büyükşehirlerde, en düşük ev kirası bile neredeyse asgari ücreti aşar hale geldi.

Artan ekonomik kriz karşısında halkın güvenceli bir geleceğe sahip olması, insanca yaşayabilmesi mümkün değildir” denildi.

Acı Reçete Emekçi Halka Kesilemez!

Geçen yıla göre kredi kartı borçlarının iki buçuk kat arttığının belirtildiği açıklamada,  bugün her 100 kişiden 12’sinin borcunu ödeyemediği için yasal takipte olduğunu belirterek, “İktidar, hazırlanan bütçe için, Türkiye’nin ekonomik hedeflerinin gerçekleştirilmesine de önemli bir katkı sağlayacağını, teklifin, ekonomik anlamda birçok kolaylığı, vergisel muafiyeti, indirimi ve indirim iptallerini beraberinde getirirken, birçok alanda kayıt dışıcılıkla mücadeleyi esas aldığını iddia ediyor” ifadelerine yer verildi.

Oysa durum tam tersidir. Bu bütçeyle birlikte enflasyon farkı ödemesini kaldırmak hedefiyle; ücretler gerçekleşen enflasyona göre değil, hedeflenen enflasyona göre arttırıldığının altının çizildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Yoksulluğun ve açlığın kural haline geldiği bir düzen adım adım inşa edilirken hazırlanan bütçe ile vergi yükü gelmiş geçmiş tüm bütçelerden daha ağır bir şekilde halkın sırtına yüklenmektedir.

Bütçe Kanunu’na göre toplanacak vergiler geçen yıla göre tam %132 artırılmaktadır. Dahası, ÖTV %175, Gelir Vergisi %140, KDV %120, Damga Vergisi %160, Şans Oyunları Vergisi %320 artırılarak halk vergi yükü altında ezilmektedir.

İktidar, vergiyi tabana yaymaktan bahsederken, halka kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alacağının üzerini kapatmak istiyor. Böylece halk vergi yükü altında ezilirken sermaye grupları, holdingler, şirketler bir asgari ücretli kadar bile vergi vermeden her gün zenginleşmeye devam edecek.

Vergilerimiz nereye Gidiyor? 

2006 yılında %40 olan genel kamu hizmetlerine ayrılan pay, bu bütçede %29’a indirilmektedir.

Din hizmetleri ve yaygın din eğitimine 2023 yılında 31 milyon 495 bin lira olarak ayrılan ödenek, 2024 yılında; 79 milyar 718 bin liraya yükseltilmektedir.  Buna karşılık İnsan Hakları için öngörülen pay 474 milyon lira seviyesinde kalmaktadır.

Eğitime ayrılan bütçenin bir bölümü ÇEDES gibi projelerle tarikatlara, cemaatlere, vakıflara aktarılırken, sağlığa ayrılan bütçenin 84 Milyar TL’si yani günlük 229 milyonu, hasta garantisi verilen şehir hastanelerine gidecektir.

Özetle 2024 yılı bütçesinin halkın refahını sağlayacak veya yaşamını bir nebze olsun kolaylaştıracak hiçbir özelliği yoktur. Halkın emeğinin ürünü olan gelirler, bütçe ve burada değinmediğimiz bütçe dışı yollarla yandaş sermaye grupları ile yerli ve yabancı sermayeye aktarılacaktır.”