Dolar 32,8905
Euro 35,8729
Altın 2.531,75
BİST 11.172,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 31°C
Hafif Yağmurlu
Tekirdağ
31°C
Hafif Yağmurlu
Sal 32°C
Çar 31°C
Per 29°C
Cum 29°C

YAŞADIĞIMIZ YERE SAHİP ÇIKMALIYIZ

29 Mayıs 2024 10:39

Her şeyden, herkesten rahatsız olup da, yürüdüğü kaldırımın bozukluğunu bile telefonla belediye ilgililerine bildirmeyenler var.

Her gün kullandığı yolda, bindiği toplu taşım aracında, oturduğu apartmanda ya da dinlendiği bir parkta karşılaştığı sorunları görmezden gelip “bana ne, başkası şikayet etsin” diyerek, görmezden gelenler var.

İşte bu nedenledir ki başımız dertten, burnumuz pis kokulardan kurtulmuyor.

Oysaki zahmet edip bir telefon etsek, e-mail atarak ilgilisine iletsek, bizimle birlikte onlarca, yüzlerce insanın her gün yaşadığı bir sorun çözüme kavuşturulacak. Ama yapmıyoruz.

Neden mi?

Çünkü ihmalkarız. Çünkü vurdumduymazız. Çünkü benciliz. Çünkü rahatımız kaçsın istemiyoruz.

Aman biri bir şey der.. Aman başım derde girer.. Aman insanlarla kötü olurum.. Aman kimsenin şimşeklerini üzerime çekmeyeyim, diye düşünerek, bozuk kaldırımlarda yürüyor, çukurlarla, tümseklerle dolu yollarda araç kullanıyor, bankları kırık, parke taşları sökük, çiçekliklerini ot bürümüş parklarda oturuyor, gürültü patırtı içinde yaşayıp gidiyoruz.

Vatandaşlık bilincimizin gelişmesi gerekir. Vatandaş olarak hangi haklara sahip olduğumuzu, kimlerden hangi hizmeti beklememiz, kimlere görevini hatırlatmamız gerektiğini bilmemiz gerekir.

Biz yaşadığımız dünyayı, doğayı, çevreyi ancak bu bilince erişirsek güzelleştirebiliriz.

Hiçbir şeye karışmadan, etliye sütlüye dokunmadan yaşarsak, gözümüzün önündeki sorunları görmezden gelip, dertlerimize Lokman Hekim dirilse de çare bulsa diye beklersek daha çok bekleriz.

Önce bir insan olarak, sorumlu bir vatandaş olarak, anne olarak, baba olarak, çalışan, çalıştıran olarak yaşadığımız yere ve sorunlarımıza sahip çıkmalıyız.

Her nerede ve nasıl yaşıyorsak yaşayalım etrafımızda olup biteni görmezden gelmeyelim, bana ne demeyelim, biri benim için yapar demeyelim.

Bu ülkenin bir vatandaşı, bu toplumun bir ferdi olarak, insanlarla ancak bu şekilde bütünleşip, kaynaşabiliriz.

Kimseye selam vermeden, bize selam verilmesini beklersek çok bekleriz. El uzatmadan, el uzatılmasını istersek yalnız kalırız.

Sahip çıkmalıyız.. Ülkemize, milletimize, arkadaşımıza, yolumuza, kaldırımımıza, parkımıza, sokakta yaşayan hayvanlarımıza, velhasıl yaşamımızda yer edinen canlı ya da cansız her şeye sahip çıkmalı, ilgi göstermeliyiz.

Bu dünyada yaşadığımızı, bu hayatın bir parçası olduğumuzu, kısacası varlığımızı ancak bu şekilde gösterebiliriz. Aksi takdirde var olan ama göze görünmeyen bir ruhtan, yürüyen hayaletten farkımız kalmaz.

Belki hiçbir şeye dokunmamak, kafa yormamak, kimsenin derdiyle tasasıyla ilgilenmemek, benim yerime birileri mutlaka düşünür, yapar diyerek hareket etmek bazılarına daha kolay gelebilir. Kendilerini bu şekilde daha mutlu hissedebilirler.

Zaten benim sözlerim de böylelerine değil. Ben bunları; okuduğunu anlayan, anladığından bir pay çıkaran, çıkardığı payda sorumluluk hisseden ve o sorumlukla bağlantılı adım atmayı görev sayan kişilere anlatmaya çalışıyorum.

Yoksa oturduğu yerden kalkmayı zahmet sayan, ağzını açıp konuşmayı kendine zul gören, hayatı yemek içmekten ibaret bilen, “geldik gidiyoruz, kalanlara selam olsun” felsefesiyle, bu dünyada hiçbir iz bırakmadan gitmeyi düşünenlere bir sözüm yok.

Hayat yaşamasını bilene güzel. Güzellikler ise bakmasını ve görmesini bilenler içindir. Dünyaya ve insanlara iyi bakan her insan, gözüne çirkin görünen bir şeye tahammül edemez. Dilini bağlasan gözleriyle, gözlerini bağlasan elleriyle anlatır derdini. Yeter ki yaşadığı hayata ve yere sahip çıkmasını bilsin.


Trakya Demokrat Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
20 Temmuz 2024 13:47
17 Temmuz 2024 08:55
Haberler