DOLAR 18,8137
EURO 20,7150
ALTIN 1.182,74
BIST 4.712,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 10°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
10°C
Az Bulutlu
Cum 9°C
Cts 3°C
Paz 2°C
Pts 3°C

Kamu emekçileri 17 Aralık’ta Ankara Mitinginde alanlarda olacak: BÜTÇENİN KESESİ YÜZDE 1’İN ÇIKARI İÇİN AÇILIYOR!

Kamu emekçileri 17 Aralık’ta Ankara Mitinginde alanlarda olacak:  BÜTÇENİN KESESİ YÜZDE 1’İN ÇIKARI İÇİN AÇILIYOR!
07.12.2022
A+
A-

Meclis’te bütçe görüşmeleri hararetli bir şekilde devam ederken, kamu emekçileri 17 Aralık’ta sokağa inmeye hazırlanıyor. KESK Genel Merkez Hukuk Sekreteri Zeynep Korkmaz, 2023 bütçesini kesenin ağzını işçiler, emekçiler, emeklikler, çiftçiler, küçük esnaflar için yani halkın %99’u için açmıyorlar.%1’in çıkarı için %99’u yok sayan adaletsizliğe, haksızlığa karşı çaresiz değiliz” diye konuştu”

Seçimlere az bir zaman kala yapılan bütçe mesaisi Meclis’teki harareti daha da artırdı. Görüşmeler devam ederken, kamu emekçilerinin gözü Meclis’’ten çıkacak karara odaklandı. Kamu Emekçileri Sendikası (KESK), “Seçim Bütçesi Değil, Geçim Bütçesi İstiyoruz” demek için 17 Aralık’ta Ankara’da alanlara inme kararı aldı. Hükümetin, 2023 bütçesini halk için “kesenin ağzının açılacağı” bir bütçe gibi göstererek seçim yatırımına dönüştürmeyi hedeflediğini ifade eden KESK, Tekirdağ’dan emekçileri, yurttaşları uyararak, yüzlerce defa hayata geçirilen bu oyunu bozmaya çağırdı.
Ankara’dan gelen KESK Genel Merkez Hukuk Sekreteri Zeynep Korkmaz, Eğitim Sen MYK üyesi Ahmet Karagöz, Tüm-Bel Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt, SES MYK üyesi Tahir Özcan Tekirdağ Eğitim Sen Şubesi’nde basın açıklaması düzenledi. Basın metnini, KESK Merkez Yürütme Kurulu adına KESK Hukuk Sekreteri Zeynep Kormaz okudu.

‘MARKETLERİ MÜZE GİBİ DOLAŞIYORUZ’
Hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı kriz bitmek bilmediğini belirten Korkmaz, Her güne yeni zamlarla uyanıldığını ifade ederek, “Artan hayat pahalılığında maaşlarımız, ücretlerimiz mum gibi eriyor” dedi.
Market raflarının dolu ama cüzdanların ve ceplerin boş olduğunu söyleyen Korkmaz, Marketleri, pazarları artık müze gezer gibi dolaşıyoruz. Raflardaki her şey el yaktığı için bakıp, bakıp çıkıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk. Kış kapıya dayandı. Doğalgaz, elektrik faturası kâbusumuz yeniden başladı” diye konuştu.
İşsizlik kronik hale geldiğine vurgu yapan Korkmaz şunları söyledi: “ İşsizlerin sayısı 8 milyona yaklaştı” diyerek, Çalışan her iki kişiden biri asgari ücret aldığını kaydetti.
Gelir adaletsizliğinin derinleştiğini dile getiren Korkmaz, “Toplumun en zengin yüzde 1’i toplam servetin yüzde 41’ini elinde tutuyor. %99’u olarak bizler ise geriye kalan yüzde 59’u paylaşıyoruz” dedi.
Türkiye’nin “Asgari Ücretliler Ülkesi”ne dönüştürüldüğünü söyleyen Korkmaz, bu duruma gelinmesini ise şu sözlerle özetledi:
Maaşlarımız, ücretlerimiz yıllardır hiç birimizin inanmadığı TÜİK sanal rakamlarına göre artırıldı. Yaşadığımız gerçek hayat pahalılığı ile ilgisi olmayan bu sanal rakamlar özellikle ücret zammı dönemlerinde daha da aşağı çekildi.
Seçim dönemleri öncesinde ise ağzımıza bir kaşık bal sürmek adına bu sanal rakamların birkaç puan üzerinde artışlar yapıldı.
Ama hem iğneden ipliğe her şeye hem de bizden alınan vergilere bu rakamların çok üzerinde zamlar yapıldı. Sonuçta dün aldığımızı bugün alamayacak hale geldik. Satın alma gücümüzü kaybettik, gittikçe yoksullaştık.”

YİNE BİR SEÇİM ARİFESİNDEYİZ!
Seçimlerin yaklaştığına dikkat çekerek açıklamasına devam eden Korkmaz, “Karşımızda yaklaşan seçimlerde koltuğu kaybetme tehlikesi gittikçe artan bir iktidar var. Bunun için yıllardır hayata geçirdikleri taktiğe bir kez daha sarılıyorlar. 2023 bütçesini halk için “kesenin ağzının açılacağı” bir bütçe gibi göstererek seçim yatırımına dönüştürmeyi hedefliyorlar.
Buradan emeği ile geçinen tüm kesimleri, yurttaşlarımızı uyarıyoruz. Bugüne kadar onlarca, yüzlerce defa hayata geçirilen bu oyunu bozmaya çağırıyoruz. Bugüne kadar bize ne zaman kaşıkla bir şey verseler kepçe ile geri aldılar. Senenin ortasında ek bütçe yapıp hem gelirleri hem giderleri bir katladılar. Ancak gelir vergisi dilimlerini bir kuruş bile artırmadılar. Hepimiz birkaç ay içinde ikinci vergi dilimine girdik. Önemli bir bölümümüz ise üçüncü vergi dilimine girdik. İşin özü gelir vergisinde asgari ücret muafiyeti ile kaşıkla verdiler, ama hepimizi gelir vergisi ile dilim dilim soymaya devam ettiler. Şimdi TBMM’de görüşmeleri devam eden bütçe ile yine bir kez daha aynı oyunu kuruyorlar. Yıllardır “amasız, fakatsız, koşulsuz kadro” talebi için mücadele eden sözleşmelilere ara bir formül olarak yarım yamalak bir 3+1 sistemi öneriyorlar. Geçici, istisnai bir istihdam olması gereken sözleşmeli istihdamı eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm asli ve sürekli tüm kamu hizmetlerini de kapsar hale getiren de bu iktidar. Kamuda kadrolu alımı neredeyse bitirme noktasına getirip sözleşmeli istihdamı şişirip, sözleşmeli istihdamı 5 kat artıran da bu iktidar. 9 yıl önce kamuda istihdam edilen her 100 kamu emekçisinden 4’ü sözleşmeli personel iken bugün her 100 kamu emekçisinden 16’sını sözleşmeli personel haline getiren de bu iktidar. Buna rağmen bırakalım ücretli öğretmenler, vekil ebeler, taşeron istihdam edilenler başta olmak üzere yüz binlerce çalışanı her dört sözleşmeliden birini dahi kapsam dışında tutan bir düzenlemeyi “müjde” olarak pazarlamaya çalışıyorlar. Üstelik bundan sonra kamuya alınacak yeni işe başlayacak tüm kamu emekçilerini 4 yıl boyunca eşit işe eşit ücret, iş güvencesi, tayin hakkı başta olmak üzere temel haklarından mahrum hale getirmek, amirinin insafına bırakmak istiyorlar.

EYT’LİLERİN EMEKLİ MAAŞINI DÜŞÜK TUTMANIN HESABINI YAPIYORLAR
Açıklamasında EYT’liler ile ilgili de bilgi veren Korkmaz, İşverenelerin kıdem tazminatını düşük tutmak için EYT’lileri yoğun bir şekilde işten çıkarmaya başladığını söyledi. İktidarın ise bir taraftan işverene hazine garantili kredi açarken diğer taraftan hala EYT’lilerin emekli maaşını düşük tutmanın hesaplarını yaptığını kaydeden Kormaz, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarına değindi.

ENFLASYON DÜŞÜYOR PROPAGANDASI
Kormaz, “TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerinden sonra “enflasyon düşüyor” propagandasına başladılar.
Oysa hepimiz biliyoruz ki enflasyon ve hayat pahalılığı birbirinden farklıdır. Enflasyon fiyatlar genel seviyesinin artış hızıdır. Hızı düşse de enflasyon dolayısıyla hayat pahalılığı artmaya devam etmektedir. Enflasyonun düşmesi için eksiye inmesi gerekiyor.
Oysa dün yıllık enflasyon sadece yaklaşık 1 puan hız kaybetmiştir. En önemlisi bizler için, halk için en önemli kalem olan gıda enflasyonu son bir ayda %5,75 artarak yıllık %102,55 seviyesine çıkmıştır. Üstelik bu rakamlar yaşanan gerçek hayat pahalılığının en az yarısını yutan TÜİK’in rakamlarıdır.

2023 BÜTÇESİ SİLAH HARCAMALARINA GİDECEK’
Nitekim 2023 bütçesinde, 84 milyonun aldığı kamu hizmetlerine yatırım için her 100 TL verginin sadece 10 TL’si ayrılıyor.
Buna karşın her 100 TL vergimizin 18 TL’si faize, 10 TL’si Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine ve hizmet alsak da almasak da Kamu Özel İşbirliği projelerine; müşteri garantili şehir hastanelerine, yol, köprü, havaalanı projelerine hazine garantisi olarak gidecek.
Her 100 TL verginin en az 15 TL’sini “Savuma-Güvenlik Harcamaları” adı altında silahlanmaya, çatışma ve savaş politikalarına gidecek.
Kısacası 2023 bütçesinde kesenin ağzını işçiler, emekçiler, emeklikler, çiftçiler, küçük esnaflar için yani halkın %99’u için açmıyorlar. %1’in çıkarı için %99’u yok sayan adaletsizliğe, haksızlığa karşı çaresiz değiliz” diye konuştu.

KESK’İN TALEPLERİ ŞU ŞEKİLDE
-Temel tüketim maddelerine son iki yıl içinde yapılan zamların geri alınması,
– Mali kayıplarımızın yaşanan gerçek hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırında yaşanan artış temel alınarak telafi edilmesi,
– Vergide adaletin sağlanması, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınması,
– Tükettiğimiz her şeyden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesi,
– Gelir vergisi birinci dilim oranının %15 ten %10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesi,
-Kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılması, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınması,
– Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesi
-Kamu hizmetlerinin tasfiyesine, özelleştirmelere, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine aktarılan hazine garantilerine son verilmesi,
– Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılması,
-Her türlü güvencesiz istihdama son verilmesi,
– Engelli yurttaşların erişebilirlik sorununun çözülmesini, engellilere yönelik kamu hizmetlerinin geliştirilmesi,
– Kaynaklarımızın savunmaya, güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; adaletin tesis edilmesi, emek, barış ve demokrasi için kullanılması.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.