DOLAR 18,8177
EURO 20,5078
ALTIN 1.159,12
BIST 4.752,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 10°C
Hafif Yağmurlu
Tekirdağ
10°C
Hafif Yağmurlu
Cts 3°C
Paz 0°C
Pts 2°C
Sal 5°C

KESK TEKİRDAĞ ŞUBELER PLATFORMU’NDAN YÜZDE 3O ZAM ARTIŞINA TEPKİ:

KESK TEKİRDAĞ ŞUBELER PLATFORMU’NDAN YÜZDE 3O ZAM ARTIŞINA TEPKİ:
05.01.2023
A+
A-

ENFLASYONA GÖRE MAAŞ ZAMMI SIFIR ZAM DEMEKTİR

Hükümetin açıkladığı yüzde 30 zam oranına tepki gösteren KESK Tekirdağ Şubeler Platformu yaptığı açıklama ile TÜİK rakamlarının yoksulluğun acı olduğunu defalarca tecrübe edildiğini belirterek, enflasyona göre maaş zammı “sıfır” zam demek olduğunun altını çizdi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Tekirdağ Şubeler Platformu konfederasyon binasında yaptığı açıklama ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memur ve emeklilere yaptığı yüzde 30 zam oranını “İnsanın aklı ile bu kadar da dalga geçilmez” şeklinde yorumladı.
Platform adına açıklamayı Kamil Sarı okudu. Enflasyon rakamlarını hatırlatarak sözlerine başlayan Kamil Sarı, “TÜİK’e göre enflasyon; aylık yüzde 1.18, altı aylık yüzde 15.4, yıllık yüzde 64.27 olmuştur. Yine TÜİK verilerine göre emekçilerin ve halkın temel harcama kalemi olan gıdada resmi enflasyon yıllık yüzde 77.87’ye, kira-konut enflasyonu ise yüzde 79.83’e ulaşmıştır. Bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup) verilerine göre ise enflasyon aylık yüzde 5.18, yıllık yüzde 137.55 artmıştır” diye konuştu.
Yaşanan gerçek hayat pahalılığının TÜİK tarafından açıklanan resmi rakamlar ile adeta bir kara delik gibi yutulmasına alıştıklarını ifade eden Sarı, “Ancak bugün açıklanan resmi enflasyon rakamları hepimize bir kez daha “Bu kadar da olmaz. İnsanın aklı ile bu kadar da dalga geçilmez” dedirtmiştir” dedi.

‘YANDAŞ SENDİKA BİLE TEPKİ GÖSTERDİ’
Sarı şöyle devam etti: “Buna rağmen Cumhurbaşkanı yandaş konfederasyonun “Sözleşmeliye Kadro Şöleni” programında kameraların karşısına geçmiş, büyük bir müjde veriyormuşçasına, kamu emekçilerinin ve emeklilerin 2023 Ocak maaşlarının yüzde 25 artırılacağını açıkladı. Bu zammı ayakta alkışlayanlar oldu! Ancak kendi sendika üyeleri dahi tepki gösterip, istifa edeceklerinin ifade edilmesi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından +5 ilave zam daha verildi. Bu durum dahi işin ciddiyetsizliğini, memur ve emeklilerin mali haklarının hiç önemsenmediğinin alenen göstergesidir.
Her şeyden önce bugün TÜİK tarafından açıklanan rakamlar iktidarın yıllardır sürdürdüğü yaşanan gerçek enflasyonu perdeleme, enflasyonu düşük göstererek milyonlarca çalışanın maaşını, ücretini düşük gösterme politikasının ürünüdür.
Dolayısıyla iktidarın “enflasyonu düşürdük” açıklamalarının, Cumhurbaşkanı’nın sahte TÜİK rakamlarının üzerine birkaç puan koymaktan ibaret “müjdesinin” hiçbir karşılığı yoktur.
Çünkü ne yazık ki tüm halk TÜİK rakamlarının yalan, yoksulluğun gerçek olduğunu onlarca acı tecrübe ile öğrenmiştir.
Yıllardır emeği ile geçim mücadelesi verenler başta olmak üzere halkın %99’u olarak TÜİK’in her verisinin sahte olduğunu biliyoruz. Gittikçe artan hayat pahalılığını iliklerimize kadar yaşamaya devam ediyoruz.

‘GERÇEK ENFLASYONU GİZLEMEK ARTIK MÜMKÜN DEĞİL’
Ülkeyi yönetenler bugüne kadar onlarca Ali Cengiz oyunu ile yaşadığımız gerçek enflasyonu gizlemeyi başardılar. Ama geldiğimiz noktada yıllardır sahnelenen bu oyunların sonuçlarını gizlemek artık mümkün değildir.
• Bugün öyle bir noktaya geldik ki ülkedeki her beş kişiden biri açlık sınırı altında bir gelirle yaşamaya çalışmaktadır.
• Asgari ücretin açıklandığı 22 Aralık tarihinden bugüne geçen sadece 10 günde A’dan Z’ye her şeye en az %25 zam yapılmıştır.
• Vergi, harç ve cezalara yüzde 123’lük Yeniden Değerleme Oranında zam yapılmıştır. Elektrikten doğalgaza, gıda ürünlerinden geçen yıla göre en az iki kat artan kiralara kadar uzanan zam kasırgası hız kesmeden sürmektedir.
• 20 yıl önce en düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerinde iken bugün her dört emekliden üçü 3 bin 500 TL gibi asgari ücretin yarısına bile ulaşmayan sefalet aylığı ile yaşam mücadelesi vermektedir.
• Geriye kalan çalışanlar için ise Türkiye Asgari Ücretliler Ülkesine dönüştürülmüştür. Her iki çalışandan biri asgari ücretlidir. Bu kadar geniş bir kesime reva görülen asgari ücret ise son artışa rağmen daha ceplere bile girmeden açlık sınırı altında kalmıştır.
• 6,5 milyon kamu emekçisi ve emekli yandaş konfederasyonların ve iktidarın sahte enflasyon rakamlarını bir kuruş aşmayan TİS mutabakatlarının bedelini yıllardır ödemeye devam etmektedir.
• Geldiğimiz noktada devlet dairelerine bile “bu işyerinde asgari ücret uygulanmaktadır” tabelaları asılmasına ramak kalmıştır.”

‘SAÇMA SAPAN OLAN TÜİK RAKAMLARIDIR’

Açıklamasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in “Kamuoyunda asgari ücrette yüzde 54 artış yapıldı, bize de olur mu şeklinde saçma sapan tartışmalar var” şeklindeki sözlerini de eleştiren Kamil Sarı, “Oysa “saçma sapan” olan; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin talebi değildir” dedi. Sarı, “Saçma sapan olan; gerçekleri ters yüz etmek için takla attırılan TÜİK rakamlarıdır. Saçma sapan olan; resmi enflasyonun yoksul cebinden alınan bir vergiye dönüştürülmesidir. Bu verginin zenginin cebine aktarılmasıdır. Saçma sapan olan; emeğin ulusal gelirden aldığı payı sadece son iki yılda on puan düşüren politikaları hayata geçirip büyüme nutuklarına, istikrar nutuklarına halkın inanmasını beklemektir. Saçma sapan resmi enflasyon rakamlarına göre yapılan maaş-ücret artışları ile her gün daha fazla yoksullaştırmaktan bıktık. Bu sahte TÜİK rakamlarının üzerine eklenen birkaç puanın “refah payı” olarak yutturulmak istenmesinden artık bıktık. “Saçma sapan” denilerek aşağılanan talep “memur ve emekli maaşları asgari ücrete yapılan %54 oranında artırılsın” talebidir” diye konuştu.

KESK olarak bu talebe katılmakla birlikte çok mütevazi bulduklarının da altını çizen Sarı, “Çünkü kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yıllardır biriken kaybının çok daha fazla olduğunu sadece biz değil, tüm kamu emekçileri, tüm emekliler bilmektedir” dedi.
Sarı yaşanan kayıpları  şu şekilde sıraladı:
• 20 yıl önce asgari ücretin 2 katını geçen en düşük kamu emekçisi maaşı bugün geldiğimiz noktada asgari ücretin altına inmiştir.
• Asgari ücretin 3 katını aşan ortalama kamu emekçisi maaşı ise bugün asgari ücretin sadece 500 TL üzerindedir.
• Sadece bir yıl önce yoksulluk sınırının yaklaşık yarısına denk gelen en düşük kamu emekçisi maaşı bugün yoksulluk sınırının üçte birine kadar inmiştir.
• 2022 Ocak ayında 4 bin 253 TL olan net asgari ücret bugün 8 bin 506 TL olmuştur. Buna karşın 2022 Ocak ayı itibari ile eş ve çocuk yardımı ile birlikte 6 bin 430 TL olan en düşük kamu emekçisi maaşı Aralık 2022 itibari ile 9 bin 50 TL’de kalmıştır.
• Son bir yıldaki yüzde yüz artışa rağmen asgari ücret hem yaşanan gerçek enflasyonun hem de açlık sınırının altına inmiştir.
• Altı buçuk milyon kamu emekçisinin ve emeklinin maaşında yaşanan artış ise sadece %41’de kalmıştır

Taleplerinin öncelikle yaşanan kayıpların bir nebze de olsa azaltılması için kamu emekçilerinin ve tüm emeklilerin maaşlarına en az asgari ücret artış oranı kadar zam yapılması olduğunu ifade eden Sarı, “Tüm kamu emekçileri ve emekliler bu artışın yaşanan hayat pahalılığının sürdüğü koşullarda kısa sürede eriyeceğini bugüne kadar defalarca tecrübe etmiştir.
Her zaman altını çizdiğimiz üzere enflasyona göre maaş zammı “sıfır” zam demektir. Kalıcı olan ise insanca yaşamaya yetecek bir ücret mücadelesidir. Bunun da yolu en düşük kamu emekçisinin gelirinin maaşında ve eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasından geçmektedir.
–Tüm kamu emekçilerini ve emeklileri; bugünün acil talebi olan yüzdelik değer olarak en az asgari ücret artışı talebine olduğu kadar, en temel talebimiz olan insanca yaşamaya yetecek yoksulluk sınırı üzerinde ücret talebine sahip çıkmak için, bir kez daha buradan omuz omuza birlikte mücadele vermeye; hakkımız olanı istemeğe çağırıyoruz” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.