DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
ALTIN 992,10
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 26°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
26°C
Az Bulutlu
Paz 27°C
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 27°C

İL VE İLÇE MÜDÜRLERİ YAĞMAYA SEYİRCİ KALDI

İL VE İLÇE MÜDÜRLERİ YAĞMAYA SEYİRCİ KALDI
03.06.2022
A+
A-

İYİ Parti Tekirdağ İl Eğitim Politikaları Başkanı Necdet İskender YALÇINER, kaderlerine terk edilen köy okulların halkın kıt kanaat geçinirken devletine verdiği vergilerle yapılıp donatıldığını hatırlatarak, Tekirdağ Ferhadanlı Mahallesi’nde bir köy okulunun yağmalanması ile ilgili İl ve İlçe Müdürlüğünün olaya seyirci kalmasını eleştirdi.
İYİ Parti Tekirdağ İl Eğitim Politikaları Başkanı Necdet İskender YALÇINER kapanan köy okulları ve Tekirdağ Ferhadanlı Mahallesinde yağmalanarak talan edilen köy okulu ile ilgili açıklama yaptı. Taşımalı eğitimin Türkiye’de ilk kez 1989-1990 Eğitim-Öğretim yılında Kırklareli ve Kocaeli illerinde ilkokul öğrencilerine yönelik pilot uygulama olarak başlatıldığı bilgisini veren Yalçıner, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılından itibaren de ilk, orta ve lise düzeyindeki öğrencileri de kapsayacak şekilde genişletildiğini söyledi. Temel olarak öğrenci sayısı az ve dağınık durumdaki köylerde yaşayan çocukların, il ve ilçe merkezlerine taşınarak daha iyi şartlarda eğitim-öğretim görmelerinin hedeflendiğini belirten Yalçıner, “Maalesef uygulamada çeşitli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Maddi olarak bakıldığında, Köy Okullarının açık tutulmasından daha pahalıya mal olmasının yanında, göze alınan kaza riskleri önemli bir endişe kaynağıdır. Ülkemizin jeolojik yapısı, iklim şartları ve kırsal ulaşıma yeterince kaynak ayrılamamasından kaynaklanan zorlu yol koşullarının yanı sıra, bir türlü ortadan kaldırılamayan sürücü hataları ile Servis araçlarının eksik donanımlı ve yetersiz olmaları bu endişeyi arttıran unsurların başında gelmektedir” dedi.
Nitekim, Taşımalı Eğitimin başladığı ilk günden bu yana meydana gelen binlerce servis kazasında ortaya çıkan kayıpların endişeleri doğrulamakta olduğunu ifade eden Yalçıner, çocuklarını kaza risklerinden korumak amacıyla köyünü terk edip ilçe merkezlerine taşınan aile sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu dile getirdi. Bu durumun aynı zamanda tarım sektörünü de olumsuz etkilediğine vurgu yapan Yalçıner, köylerde çalışabilecek ve tarımsal üretim yapabilecek insanın kalmadığını söyledi.
‘KÖYLERİMİZ OKUL VE ÖĞRETMENDEN YOKSUN BIRAKILDI’
Köy Okulunun kapanmasıyla karşılaşılan bir başka sorunun da köylerimizin iki ulvi değerden, yani Okul ve Öğretmenden mahrum bırakılması olduğunu kaydeden Yalçıner şöyle devam etti: “Okul, sadece bir bina değil, Öğretmenleri, Öğrencileri, Velileri, bahçesindeki ağacı, çiçeği ve çeşitli sebeplerle okula gelip gidenleriyle yaşayan bir organizmadır. Okul, çocuklara verilen Eğitim ve Öğretimin yanında, zaman zaman yapılan törenler, sergiler, müsamereler, toplantılar ile çevresi için de bir kültürel etkileşim merkezidir. Ve Okul, bütün bunların yanında şanlı Bayrağımızın dalgalandığı, Yüce Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün manevi varlığının hissedildiği müstesna bir yuvadır. Atatürk’ün İlke ve inkılapları doğrultusunda yetişmiş ve çağdaş bilgilerle donatılmış bir Öğretmen ise köyde sadece öğrencilerinin değil, tüm köy halkının önderi, bilgi kaynağı, danışılacak kişisidir. Köylerimizin bu iki değerden mahrum bırakılması sosyal yapımızı bozacak ve tamiri mümkün olmayan zararlar verecektir. Bütün bu sorunlar, sistemin başlatıldığı ilk günden bu yana akademisyenler, eğitimle ilgili sendikalar, muhalif siyasiler, öğrenci velileri, basın ve yayın organları gibi kişi veya kuruluşlar tarafından zaman zaman gündeme getirilmiştir. Böylelikle mevcut yönetimin, yapılan bu hatadan dönerek en azından şartları uygun olan yerlerde Köy Okullarına yeniden hayat vermesi istenmiş ve beklenmiştir. Partimizin konu ile ilgili görüşü ve iktidar olunduğundaki hedefi de uygun olan yerlerde Köy Okullarının yeniden açılması şeklindedir. Ancak ne var ki; yaşanan tüm sorunlara rağmen günümüzde Köy Okullarının kapatılmasına devam edilmektedir. Üstelik bu duruma ilgili kurum yetkililerinin aymazlığı, vurdumduymazlığı ya da iş bilmemeleri de eklenmektedir.”

‘İHMALİ OLANLAR CEZALANDIRILMALI’
Ferhadanlı Mahallesi’nde yağmalanarak talan edilen köy okulu ile ilgili de görüşlerini sunan Yalçıner, “Bugün burada toplanmamıza ve Köy Okullarını konuşmamıza sebep olan ve maalesef merkez ilçemize çok yakın bir köyümüzde meydana gelen Okulun talan edilmesi olayı, bu vahametin son örneği olmuştur. Kıymetli Yerel Basınımızda da ele alınan olay, Ferhadanlı Köyümüzün kapanan okulunun sözüm ona hurdacılar tarafından adeta yağmalanması, milli ve manevi değerlerimiz olan Bayrak ve Atatürk Posterlerinin yerlere atılması, temelinden çatısındaki kiremidine kadar milli servetimiz olan okul binasının zarar görmesi olayıdır. Durumun bir vahameti de İl ve İlçe Milli Eğitim yetkililerinin olaya seyirci kalması, kendini bilmez hurdacı veya hırsızlara imkân sağlamış olmasıdır. Oysa, her ne kadar yanlış olduğu ortada olsa da kanunlar, yönetmelikler gereği okulun kapanması gerekiyorsa, bunun bir düzen içinde yapılması gerekmez midir? İçindeki araç gereç ve malzemenin bir atölyede elden geçirilip ihtiyaç olan bir başka okul veya kurumda kullanılması sağlanamaz mıydı? Hatta okulun, malzemeleriyle birlikte Halk Eğitimi Merkezi veya Köy Muhtarlığı gibi bir kuruma devri yapılamaz mıydı? Bunlar mümkün değilse de hiç olmazsa o hurdacı işini(!) yaparken başına bir yetkili gönderip fütursuzca zarar vermesi engellenemez miydi?.. Sayın Yetkililer, kaderlerine terk ettiğiniz o okullar, halkımızın kıt kanaat geçinirken Devletimize verdiği vergilerle yapılıp donatılmış, milli ve manevi değerlerimizle yüceltilmiş ve bünyesinde nice değerler yetiştirmiş ilim –irfan yuvalarıdır. Özellikle günümüzde milli, manevi değerlerimizi hedef alarak birlik ve beraberliğimizi bozmaya, geleceğe dair umutlarımızı yok etmeye çalışan kişilerin varlığını göz ardı etme ve onlara hain emellerini gerçekleştirmelerine fırsat verme lüksünüz yoktur. Tüm sağduyulu halkımız gibi İYİ Parti mensupları olarak bizler de bu tür olayların bir daha tekrarlanmaması dilerken, konu ile ilgili ihmali olanların usulüne uygun şekilde cezalandırılmalarını talep ediyor, bu ve benzer olayların takipçisi olacağımızı tüm yetkililere bildiriyoruz” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.