DOLAR 16,4256
EURO 17,3841
ALTIN 970,25
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 26°C
Yağmurlu
Tekirdağ
26°C
Yağmurlu
Sal 26°C
Çar 26°C
Per 28°C
Cum 28°C

Önümüzdeki seçim kadınlar için bir varoluş ya da yok oluş seçimidir!

Önümüzdeki seçim kadınlar için bir varoluş ya da yok oluş seçimidir!
09.06.2022
A+
A-

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka Tekirdağ’da kadınlarla buluştu. Büyük bir coşku ve sevgiyle karşılanan Aylin Nazlıaka, kadınlara seslendi. “Önümüzdeki seçim kadınlar için ya varoluş ya da yok oluş seçimi olacak!”
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka Tekirdağ Ramada Otel’de partinin il ve ilçe örgütündeki kadınlarla bir araya geldi. Onlarca kadının buluştuğu program büyük bir coşku içinde geçti. ‘Geliyor gelmekte olan’, seslerinin yükseldiği programda CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, “Güç biz kadınlarda! Her şeyden önce dayanışma içerisinde olacağız, örgütleneceğiz, yürek yüreğe mücadele edeceğiz ve mutlaka ama mutlaka ülkede yaşayan tüm kadınların ve çocukların kaderini değiştireceğiz” diye konuştu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ CANSUYUMUZDUR’

Ak Parti Hükümeti döneminde kadınların her alanda karşılaştığı sorunlara tek tek anlatan ve kadın cinayetleri, kadın istihdamı, kadının siyasetteki yeri gibi pek çok konuyu ele alan Aylin Nazlıaka,
sözlerine İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değinerek başladı. İstanbul Sözleşmesi’nin 20 Mart günü fesih kararı alınarak Resmi Gazete’de yayımlanmasının hemen ardından katiller ve tecavüzcülerin avukatlarını arayarak, ne zaman tahliye olacaklarını ya da ceza da indirim alıp almayacaklarını sorma cüretinde bulunduklarını söyleyen Nazlıaka, İstanbul Sözleşmesi bu nedenle cansuyumuzdur” dedi. Sözleşmenin fesih edilmesi ile ilk 24 saat içerisinde 6 kız kardeşlerinin katledildiğini hatırlatan Nazlıaka, öldürülme gerekçelerinin tek sebebinin cinsiyetleri olduğuna vurgu yaparak, Dünya Ekonomik Formu’nun bu yıl yayınladığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile ilgili raporda Türkiye’nin 156 ülke içerisinden 130’uncu sıradan 132’inci sıraya gerilediğine dikkat çekti.
“Peki ne yapacağız?” diye soran Nazlıaka, “Güç biz kadınlarda, her şeyden önce dayanışma içerisinde olacağız, örgütleneceğiz, yürek yüreğe mücadele edeceğiz ve mutlaka ama mutlaka ülkede yaşayan tüm kadınların ve çocukların kaderini değiştireceğiz” dedi.
CHP’nin çağrı merkezi projesini hayata geçirdiğini ve 7/24 şiddet mağduru kadınlara, istismara uğrayan çocuklara ücretsiz hukuki destek ve danışmanlık hizmeti verdiğini, kimi zaman barınma ihtiyacını kimi zaman istihdam olanakları yaratma ve kimi zaman da çocuklarına burs sağlandığının bilgisini veren Nazlıaka, “Herkesin özgürce yaşayabildiği kadınların güvenlik sorunun olmadığı ve kız çocuklarının eğitim hayatında eşit olarak yer alabildiği ve mezun olduktan sonra meslek sahibi olabildiği, eşit işe eşit ücret aldığı, kayıt dışı çalıştırılmadığı, şiddet görmediği bir Türkiye’yi inşa etme sorumluluğu var” diye konuştu.
Her seçimin çok kritik olduğunu ancak yaklaşan seçimin başka bir öneme sahip olduğunun altını çizen Nazlıaka, özellikle kadınlar açısından bu seçimin bir varoluş ya da yok oluş arasındaki bir seçim olduğuna dikkat çekti.

‘MUSTAFA KEMAL ATATÜRK GİBİ BİR LİDERE SAHİBİZ’

“Oysaki bizler dünyanın en şanslı kadınlarıyız Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir lidere sahibiz” diyerek sözlerine devam eden Nazlıaka, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte hızla devrimlerin hayata geçirildiğini, Medeni Kanun’dan İş Kanunu’na kadar her alanda gerekli eşitliklerin sağlandığını söyledi. Atatürk’ün kadınların pilot, savcı, öğretmen olduğu bir Türkiye’yi gözler önünde seren lider olduğunu ifade eden Nazlıaka, günümüzde ise kadınların karar mekanizmalarında yeteri kadar yer almamasının tek nedeninin eşitlik karşıtı politikalar olduğunu dile getirdi.
Salondaki kadınlara “Şimdi ben sizlere sorsam bugün buraya gelmek için neler yaptınız? diye soran Nazlıaka, “Sabahtan akşam yemeğini düşündünüz. Evi topladınız, bakıma muhtaç biri varsa onunla ilgilendiniz, çocukla ilgilendiniz ve sonra buraya geldiniz. Ama salondaki erkek arkadaşlara sorsak, ‘ceketimi giydim çıktım geldim’ der. İçinde bulunduğumuz zaman dilimi içinde tüm bakım yükü, ev içi işler kadının sorumluluğu gibi görünüyor. Hatta öyle ki bir kadın ve erkeğin birlikte karar verip sahip olduğu bir çocuğun bakımı sadece anneninmiş gibi tüm sorumluluklar kadına yükleniyor. İşte bu nedenle kadınlar karar mekanizmalarında yeteri kadar yok, iş yaşamında, sporda, sanatta! Saydığım diğer sorumlulukların kadını baskı altına almasından” diye konuştu.
Nazlıaka şöyle devam etti: “Türkiye’de kadınlarla erkeklerin tek eşit temsil edildiği sektör hangisi biliyor musunuz? Akademi dünyası. Araştırma görevlilerine baktığımızda yüzde 49 oranında kadın yüzde 51 oranında erkek var bilim dünyasında. Peki unvanlar arttıkça tablo nasıl oluyor? Yardımcı doçent, doçent, dekan, rektör oranı vakıf üniversiteleri de dahil yüzde 6 rektör yüzde 9 oranında dekanımız var.
Peki ne oluyor da bilim insanı olan kadınlar yöneten olmuyor yönetilen oluyor? Çünkü kadında bir süre sonra görünmez oluyor. Diyor ki kadın, ‘ eğer ben yükselirsem sorumluluklarım artacak sorumluluklarım arttığı zaman belki de aileme yeteri kadar zaman ayırmayacağım belki de çocuklarıma yeteri kadar vakit ayıramayacağım’.

‘BU SALONDAKİ KADINLAR TAŞIN SUYUNU ÇIKARTIYORLAR’

Bu salonda siyasetle ilgilenen kadın sayısı fazla. Siyaset içinde şöyle bir algı var; ‘ siyaset erkek’ işidir diye. Onun için bir kadın bir göreve talip olduğunda ‘makam peşinde’; erkek talip olduğunda ‘çalışkan adam’ diyorlar. Bir kadın eğer çok çalışırsa ‘ne kadar hırslı bir kadın evliliğini çoluğunu çocuğunu ihmal ediyordur’ deniliyor, bekarsa ‘bununla kim evlenir?’ Ama bir erkek çocuk çok çalışıyorsa ona ‘başarlı adam’ deniliyor. Dolayısıyla bu salondaki siyasetçi kadınlar aslında taşın suyunu çıkartıyor olmaz denileni olduruyorlar yapılmaz denileni yapıyorlar çok zor bir mücadele veriyorlar.”
Konuşmasının ardından Aylin Nazlıaka CHP’nin kadın politikası ile ilgili bilgi verdi. Partiye yeni üye olan kadınların rozetlerini takan Aylin Nazlıaka daha sonra Malkara’daki programa geçti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.