DOLAR 18,4761
EURO 17,7220
ALTIN 964,24
BIST 3.265,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 28°C
Açık
Tekirdağ
28°C
Açık
Per 28°C
Cum 28°C
Cts 25°C
Paz 23°C

Tekirdağ’da biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgiler kayıt altına alındı

Tekirdağ’da biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgiler kayıt altına alındı
12.09.2022
A+
A-
– Tarım ve Orman Bakanlığınca 2017 yılında başlatılan proje kapsamında Tekirdağ’daki 45 köyde yapılan çalışmada elde edilen biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel 1000 bilgi, Bakanlığın veri tabanına kaydedildi
– Namık Kemal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Cabi:
– “Örneğin iplik olmadığı durumda, katır tırnağı bitkisinin dalları kullanılarak iplik yapılmış. Yanık olduğu zaman insanlar krem üretmiş, bunu doğadaki bitkileri kullanarak yapmış”

 Tekirdağ’daki 45 köyde yapılan araştırmalarda elde edilen biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgiler kayıt altına alındı.

Tarım ve Orman Bakanlığınca 2017 yılında başlatılan “Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilginin Kayıt Altına Alınması Projesi” kapsamında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesince çalışma başlatıldı.

Yaklaşık 2 yıl süren çalışmada Tekirdağ’daki 45 köyde biyolojik çeşitliliğe dayalı 1000 geleneksel bilgi tespit edildi. Bu bilgiler, Bakanlığın veri tabanına kaydedildi.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Cabi, AA muhabirine, insanların doğayla ilişkilerini ortaya koymak, eski insanların teknoloji yokken zor koşullarda nasıl hayatta kalabildiğini, doğayı nasıl kullandıklarını, doğayı nasıl sürdürülebilir kıldıklarını anlamak için köylerde çalışma yaptıklarını söyledi.

Bakanlığın birçok ilde bu çalışmayı gerçekleştirdiğini belirten Cabi, “Biz de köylerde büyüklerimiz ile sohbetler gerçekleştirdik. Onların geçmişe dair gördükleri geleneksel bilgileri kayıt altına aldık.” dedi.

Cabi, yaptıkları çalışmalarda, köylerde insanların sorunlar karşısında basit çözümler üretebildiğini gördüklerini söyledi.

Bu çözümlerin köylerde uzun yıllar kullanıldığını anlatan Cabi, şunları kaydetti:

“Örneğin iplik olmadığı durumda, katır tırnağı bitkisinin dalları kullanılarak iplik yapılmış. Yöresel adı katır tırnağı olan ‘Spartium junceum’ bitkisi kesilip demet haline getirilip süpürge olarak kullanılmış. Karaçalı bitkisinin meyveleri kaynatılıp, ağız yaraları için suyu ağızda bekletilirmiş. Ecballium elaterium bitkisinin meyvelerinden elde edilen su, yanıkların iyileşmesinde kullanılmış. At kestanesi meyveleri kaynatılıp yara olan yerlere pansuman yapılmış. Dere kenarlarından toplanan at kuyruğu kaynatıldıktan sonra tüketilmiş ve böbrek taşı rahatsızlıklarına karşı kullanılmış. O zaman sağlık imkanları bu kadar fazla değil. Yanık olduğu zaman insanlar krem üretmiş, bunu doğadaki bitkileri kullanarak yapmış. Doğadaki bitkilerin yararlı olup olmadığını test etmiş. Bunları defaatle kullanmış ve bundan fayda görmüş.”

Cabi, geleneksel bilginin bugün kullanılan mevcut bazı ürünlerin temelini oluşturduğunu dile getirdi.

Gelişmiş ülkelerin mevcut bilgi, bütçe ve imkanlarla bu geleneksel bilgiden yola çıkarak bugün kullanılan ilaçları, kremleri elde ettiğini vurgulayan Cabi, geleneksel bilginin paylaşımının da uluslararası sözleşmelere konu olduğunu belirtti.

– Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından zengin

Cabi, Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından Avrupa Birliği ülkelerinden zengin olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Özellikle ülkemizin mevcut biyolojik çeşitliliğine bakıldığı zaman, tropikal ülkeleri kenara bıraktığımızda, biyolojik çeşitlilik açısından Avrupa Birliği ülkelerinden zenginiz hatta kıta çeşitliliğine sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Bütün Avrupa Kıtası’nı bir bütün düşündüğümüz zaman ülkemizin biyolojik çeşitliliği o kıta Avrupa’sının biyolojik çeşitliliği ile eş değer, yakın, yarışabilir düzeyde olduğunu söyleyebiliriz.”

Prof. Dr. Evren Cabi, teknoloji bağımlısı olmak yerine, doğayı gözlemleme ve doğadan faydalanma noktasında geçmişten elde edilen bilgilerin kullanılmasının ve geleceğe aktarılmasının faydalı olacağını sözlerine ekledi.(AA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.