DOLAR 18,6398
EURO 19,2765
ALTIN 1.049,19
BIST 4.962,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Hafif Yağmurlu
Tekirdağ
14°C
Hafif Yağmurlu
Çar 14°C
Per 13°C
Cum 11°C
Cts 12°C

BİR YILAN HİKAYESİ (3)

15.10.2022
A+
A-


Saçı, sakalı uzamış, hırpani tipli kahraman, şişinerek adamın önüne geldi. Adam, poşetinden çıkardığı jiletli tarağı ayarladı. Arabanın içinden aldığı bir fısfısla, önündekinin saçlarını güzelce ıslattı. Sonra maharetli bir şekilde sağından solundan saçları kısaltmaya başladı. Enseyi alıp, favorileri de düzelttikten sonra,
“İşte sevgili arkadaşlar. Bir iki dakikada kuaförden çıkmış gibi oldu. Bu görmüş olduğunuz alet yalnızca bir lira. İster kendi kendinizi tıraş edin, isterseniz çocuğunuza ya da yengeye kestirin. Çoluk çocuk, herkesin işine yarar. Berbere, kuaföre boş yere para vermeyin.”
Kalabalıktakiler, adamın elindeki tarağa hayran hayran bakıyordu. Adamın tıraş ettiği kahraman üç tane satın alınca, taraklar kalabalık tarafından adeta kapışıldı ve birer ikişer alınıp, bir çırpıda tüketildi.
Kutu boşalınca adam bagajdan bir kutu daha çıkardı. Ben ancak ikinci kutudakilerden bir tane satın alabildim.
Her kutu da en az elli tane vardı. Bir kutu tarak hemen tükenmişti. Ama adam yarım saatten beri iyi dil dökmüştü, o kalabalığı toplayabilmek için. İnsanlar arabanın tavanında duran yılan kavanozunu unutmuştu. Tarağı alan gitti. Biri giderken,
“Yılan n’oldu. Ne zaman uçacak?” diye sordu.
Adam,
“Az sabret abim. Bu bildiğin yılanlardan değil. Şimdi uyuyor. Zamanı gelince kavanozdan çıkıp, uçacak” dedi.
Ben anladım ki yılanın uçacağı falan yok. Ama bir liraya tıraş olmak da bayağı avantajlıydı. Modellik yapan kişiyi de gayet güzel tıraş etmişti. Hatta “sakalını da alırım ama onu da sen yap artık” demişti.
Jiletli tarağı cebime koydum. Zaman bir hayli geçmişti. Sahile gitmekten vazgeçtim. Şehir merkezinde bir iki turlayıp, eve döndüm. Aslında tarağı merak ediyordum.
Evde kimse yoktu. Gömleğimi çıkardım. Atletle lavabodaki aynanın karşısına geçtim. Tarağı poşetinden çıkardım. Yan tarafındaki mekanizmasından ayarını yaptım. Saçlarımı güzelce ıslattıktan sonra tarağın jiletli kısmını tepeme yerleştirip, alnıma doğru kaydırdım.
Saçlarım oldukça uzamıştı. Yarın olmazsa bile ertesi gün berbere gitmem gerekiyordu. Okulda hocalarımın “kestir” diye uyarmasını istemiyordum.
Tarağı ıslak başımdan alnıma doğru kaydırınca, lavaboya bir yumak saç düştü. Ama öyle böyle değil. Kocaman bir yumaktı bu. Sanırım ben tarağın ayarını yapamamıştım. Ve başımın orta yerinde beş santim genişliğinde tren yolu dediğimiz bir boşluk oluşmuştu.
Tarağı lavabonun kenarına bıraktım. Saçlarımı elimle geriye doğru taradım, boşluk daha da belirginleşti. Moralim bozulmuştu. Tarağı tekrar elime alıp, ayarını değiştirdim. Saçları tren yolunun sağından, solundan azar azar alıp, dengelemek istedim ama daha da bozuldu. Düzelecek gibi değildi.
İçimden “senin de, yılanının da, tarağının da” deyip, mahallenin berberinin yolunu tuttum.
Berber arkadaşımdı. Beni görünce gülümsedi.
“Hayrola, kış ortasında kendi kendini tıraş mı ettin?” dedi.
Montumun cebinden çıkardığım jiletli tarağı gösterdim.
“Ayarını yapamadım galiba” dedim.
“Ooo, sen ilk değilsin ki” dedi. “Dünden beri kaç kişiyi üç numaraya vurdum. Sana da öyle yapacağız artık, başka çaresi yok. Çok kısa kesmişsin.”
Ertesi gün hava buz gibiydi. Sabah bere takarak okula gittim. Yüzümden düşen bin parçaydı. Bahçede sıralandığımız sırada bere olduğu için kimse fark etmedi. Ancak sınıfa girince bereyi çıkardım. O şekilde duramazdım.
Arkadaşlardan biri,
“Hayrola askere mi gidiyorsun?” dedi, sırıtarak.
“Çok uzamıştı kestirdim” diye cevap verdim. Moralimin bozuk olduğunu gören ötekiler bir şey demedi ama içlerinden kıs kıs güldükleri belliydi.
Yılan uçtu mu, uçmadı mı bilmiyorum ama kış ortasında haftalarca asker kaçağı gibi gezdim. Utandığımdan teneffüslerde sınıftan çıkamıyordum.
Bitti

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.