DOLAR 18,8053
EURO 20,4336
ALTIN 1.164,91
BIST 5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 6°C
Çok Bulutlu
Tekirdağ
6°C
Çok Bulutlu
Paz 6°C
Pts 8°C
Sal 8°C
Çar 11°C

EYT 1999: DEPREM KADAR ZARARLI

23.12.2022
A+
A-

EYT, her gün binlerce haberin konusu.
EYT’liler her gün binlerce Twit atıyor.
Güçlü bir hareket yarattılar.
Konu siyasetin, bürokrasinin ve sermayenin gündemine girdi.
Bazı düzenlemeler yapılacak. Burası kesin.
Seçim geliyor ve EYT fenomen oldu. Toplumsallaştı. Çalınan haklar toplumsallaştırıldı.
Bu noktaya kolay gelinmedi.
Son 5 yılda önemli mücadeleler verildi.
Mitingler hakikaten çok önemliydi.
Mesele kırıntılarla savuşturulamayacak kadar büyük.
Ve önümüzdeki on yılları etkileyecek sorunlar yumağı bu alan hala.
Yaş sorununu gündem getirerek bir kısım insanı devre dışı bırakıyorlar, sigortalılığı askeri borçlanmayı devre dışı bırakarak çözüm bulmaya çalışıyorlar, fakat öfke kabarıyor.
Emeklilik çok zor durumda ve aylıklar çok düşük
Çalışanlar çok ileri yaşlarda emekli olacak kadar haksız bir durum yaratıldı.
Peki bu kangren nasıl oluştu?
Öyle kendiliğinden değil. Bilinçli müdahaleler ile oluştu.
Türkiye’yi yönetenler kademeli olarak çalışanların aleyhine olan düzenlemeler yaparak sosyal güvenliği güvencesiz hale getirdiler.
1999’da Ne Oldu?
Emeklilik yaşı uzatıldı, gün sayısı arttırıldı. Sonra emekli bağlanma oranları emekli olacaklar aleyhine değiştirildi. Çalışanlar hem emekli olamıyor hem de çok düşük aylıklarla idare etmek durumunda kaldılar.
1999’da Marmara depreminin acılarıyla uğraşırken dönemin hükümeti apar topar bir yasa geçirildi ve çalışma yaşamını alabora etti.
Sendikalar, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum itiraz etti, eylemler yaptı, konferanslar düzenledi ama dinletemedi. Bilimsel ve sosyal adalete yön verecek kesimler dinlenmedi.
Gelecek yasaya karşı Emek Platformu tarafından 24 Temmuz 1999 günü Ankara Kızılay meydanında “Mezarda Emekliliğe ve Sefalet Ücretine Hayır” adıyla 500 bin işçinin katıldığı büyük işçi mitinglerinden biri organize edildi.
Hükümet tasarıyı geri çekmek zorunda kaldı.
Yine Emek Platformu 13 Ağustos 1999 günü tüm yurtta geniş katılımlı 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı.
Türkiye 17 Ağustos depremi ile sarsıldı. Emek kesimi depremin yaralarını sarmaya çalışır, yardıma koşarken, acılarını hafifletmeye çalışırken, eylem sürecini askıya alırken, Hükümet, yaşamımızda ağır tahribat bırakacak olan Sosyal Güvenlik Reformunu yangından mal kaçırırcasına 25 Ağustos 1999 günü mecliste kabul etti.
4447 sayılı kanun 8 Eylül 1999 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Sosyal Güvenlik alanında 1999 ve sonra yapılan değişikliklerin çalışanlarına zararı dokunduğunu bugün herkes görüyor. Mezarda ve ucuz emekliliği hedefleyen yasal düzenlemeler, siyasal tercihlerin sonucudur. Gecikmeli emeklilik sadece 8 Eylül 1999 öncesi işe başlayanlar için söz konusu değildir.
8 Eylül 1999’dan sonra işe başlayanlar daha büyük kayıplar yaşıyor ve ciddi bir değişiklik yapılmazsa bu haksızlık devam edecektir.
30 Nisan 2008 sonrasında işe giren erkekler 60 yaşında, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecektir.
2036 ve sonrasında işe girenlerde ise yaş kademeli olarak artarak 65 olacaktır.
Yani ETY derken sadece kendinizi ve çocuğunuzu konuşmuyorsunuz. Gün geçtikçe daha da ağırlaşan koşullarla torununuzun geleceğini konuşmuş oluyorsunuz.
Tercihler sosyal politikalardan, emekçilerden yana kullanılmalıdır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.