DOLAR 18,5039
EURO 18,1433
ALTIN 988,22
BIST 3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 25°C
Yağmurlu
Tekirdağ
25°C
Yağmurlu
Paz 22°C
Pts 22°C
Sal 19°C
Çar 20°C

OSMANLI’NIN YIKILMASINA SEBEP OLANLAR -3-

15.09.2022
A+
A-

VE İSTANBUL.
Lağvedilen ordulara bağlı birlikler perişanlık içinde kumandanlar şaşkın… O kadar ki tıka basa vagonlarla bile memleketlerine taşına bilmeleri için aylar gerek yaya gönderilenler de vardı.
Adananın boşaltılmasına şahit olmuş General F. Altay askerin ve mümkün olan mühimmatın Konya ya nasıl taşındığını anlatırken şöyle diyordu. Ordu ve kol ordu karargahları binasından Bayraklarımızı tarifi mümkün olmayan bir üzüntü ve acı ile indirerek yeni yerlerimize gitmek üzere trene bindik.
Odun ateşi ile işleyen tren basamaklarına kadar dolu hava soğuk büyük zorluklarla Konya ya gittik. Ordu terhis ediliyor. Seferberliğe son veriliyordu. Konya ya gönderilen silah ve cephane ve Askeri eşyalar burada medreselere camilere saklanıyordu. Yalnız kadro haline düşen ordu mevcudu ise depoların korunmasına bile yetmiyordu. Bazı Ermenilerin Askerlerimize yaptıkları hareketlere tahammül de O kadar güç oluyordu. Ki bitmek bilmeyen zorluklar koskoca dağlar gibi dikilip duruyorlardı.
Mütareke hükümlerine göre lağvedilen orduların kumandanları İstanbul a çağırılıyor zaten bir kısmı çoktan İstanbul dadır. Bir kısmı İstanbula bir an evvel gitmek istemekte bir kısmi ise yüksek makam tekliflerine rağmen İstanbul a çağrılmayı hayra alamet saymamaktadır. Bunların başında erkanı harbiye reisi yapılacağı söylentisine rağmen İstanbul a çağrılışını hiçte iyi bir alamet saymayan kazım Karabekir paşa gelmektedir. Kazım Karabekir paşa muzafferane hudut hariçlerinde dolaşan ve felaketlerin teferruatından ve safahatinden henüz haberdar olmayan bir kol ordu kumandanı olarak felakete inanılmaz haldedir. Batum dan Reşit paşa vapuruna yüzlerce üzgün ve şaşkın zabitle binen paşa felaketin asıl tesirini 28. Kasım 1918. De boğazdan İstanbul a girerken duyar önce bir kızıl haç gemisinin kara denize açılırken görür. Sonrada boğazın iki tarafındaki tabyalarda dalgalanan İngiliz ve Fransız bayraklarını üzüntüyle seyreder. Gerisini kendisinden dinleyelim.
Reşit paşa vapuru kaptan güvertesinde el dürbünüyle bunları seyrederken duyduğum azap ve ıstırap tahammülümün haricine çıkıyordu. Orada feci bir manzara vardı. Bir İngiliz müfrezesi Türk bayrağını indirerek İngiliz bayrağını asacaktı. Mağrur ve kabarık bir İngiliz zabiti karşısında ızdıraplar içinde kıvrana bir Türk zabiti duruyordu. Ömrümde bu kadar acı duymamıştım. Bu feci manzara ve bu acı duygu karşısında tek dağ mezar oluncaya kadar uğraşmalı kararını verdim. Artık İstanbul limanını dolduran itifak donanması nazarımda bostan korkuluğu menzelesine inmişti.
Devamı yarın..

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.