DOLAR 16,6649
EURO 17,5263
ALTIN 975,77
BIST 2.490,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 25°C
Açık
Tekirdağ
25°C
Açık
Per 25°C
Cum 25°C
Cts 25°C
Paz 25°C

TEKİRDAĞ EĞİTİM VE TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ -10-

04.06.2022
A+
A-

OSMANLI İDARESİNDE TEKİRDAĞ’DAKİ GAYRİMÜSLİM AZINLIKLAR
A)RUM CEMAATİ
Rum Cemaat-i Okulları
Bu gün Namık Kemal İlkokulu olarak Ertuğrul mahallesinde bulunan okuldur. 1876 yılında Rum Cemaati tarafından Rum çocuklarının eğitim ve öğretimi için yapılmıştır. Cumhuriyete kadar Rum azınlığa hizmet veren okul Cumhuriyetle birlikte Türk İdaresine geçmiştir.
Kayıtlarda geçen bazı öğretmenleri:
Kostandino Yorgiyadi Efendi
Vasilaki Teranci Efendi,
Kostandino Dimiritriyati Efendi, Yani Kortiko Efendi Paraşkova Laskridi Hanım, Elini Pençevina Hanım Angelaki Hanım, Mariya Hanım, Dodosya Hanım
Tekirdağ’ın fethinde (1357) bu topraklarda Rum ve Romalılar yaşıyordu. Fethi sırasında Tekirdağ şehri küçük bir kasaba idi. Osmanlı’nın gerilemesi ile birlikte Balkanlar’daki Rumların da Trakya’ya göç etmesi sonucu 1914-1918 yılları arası merkez ilçede 19.302 Rum, 7596 Ermeni,818 Musevi ve 14.011 Müslüman Türk yaşamaktaydı.
– Tekirdağ Ermeni Cemaati
A) Ermeni Cemaat-i Hac Kilisesi Okulu:
Tekirdağ Gündoğdu Mahallesi ya da “Çiftlikönü semtinde” yer alan okul taş ve ahşap karışımı iki katlıdır.
Osmanlı Devleti zamanında Ermeni Hac Kilisesi Vakfına ait okul, Ermenilerin Tekirdağ’a gelişlerinden sonra 1600’lü yıllarda yapıldığı bilinmektedir. Ermeni Cemaati tarafından ‘’Ruhban Okulu’ olarak kullanılan binanın yanında aynı zamanda bir Kilise de bulunuyordu.
Çiftlikönü semtinde bulunan Ermeni çocuklarına hizmet eden okulun tespit edilen bazı öğretmenleri:
İsmail Efendi, Dikran Bagdıgıyan Efendi, Karabet Efendi, Karabet Nazariyan Efendi, Hacik Efendi, Akani Hanım, Nonik Hanım
Ermeni Cemaatine ait okul cumhuriyetle birlikte Türk idaresine geçerek Türk mektebine dönüştürülerek adı Hacı İlbey İlkokulu olmuştur. 2000’li yıllarda Hacı İlbey İlkokulu başka bir yere taşınırken, Tarihi okul binası Yahya Kemal Anaokulu’na dönüştürülmüştür.
15. yüzyılda III. Mehmet, Sultan Ahmet, Mustafa ve Osman devirlerinde Anadolu da ki Ermenilerin çeşitli vesilelerle (özellikle Celali eşkıyalarının ayaklanmaları gibi) İstanbul’a ve Tekirdağ’a geldiklerini göç ettiklerini ya da yerleştirildiklerini bilmekteyiz.
Tekirdağ da ki Ermeni Cemaati zamanla Malkara, Hoşköy, Çorlu’ya da yerleşmiş sayıları il çapında 7790 kişiyi bulmuştur.
1915’te Suriye Şam ve Halep’e giden Ermenilerin bir kısmı 1918’de Tekirdağ’a tekrar döndüler Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde zamanla Tekirdağ’dan ayrılan Ermenilerin bir kısmı Bulgaristan diğer bir kısmı ise Avrupa ve özelikle Amerika’ya göç ettiler.
EĞİTİM TARİHİNDEN KISA NOTLAR
*Âmin Alayı: Okula başlayan çocuklar için düzenlenen tören. Bu törende ilahiler okunur ve öğrenciler toplu olarak dolaşılırdı.
*Batıda Eğitimin Amacı: Her zaman tartışılmıştır çocuğu toplum için mi eğitmek, yoksa kendi doğası içinde kendisi için mi yetiştirmek…
* Bir başka görüş de, eğitimin esas amacının bireyi insani bir kültür içinde kendi insani doğasının gerçekleşmesini sağlamak anlayışına dayanır.
*Modern toplumlarda okul, eğitimin en temel kurumlarından biridir. Tarih boyunca okulsuz toplumlar olduğu gibi, kendi geleneksel yapıları için de şimdiki okul kavramının çok dışında yapılanmalara sahip toplumlar da olmuştur.
* Gerçek anlamda, yani aynı yaştaki çocukların bir arada belirli bir ders programı çerçevesinde eğitim gördüğü kurumlar Batı’da 9.yüzyılın ikinci yarısında biçimlenmiştir.
* 2. Mahmud’un eğitim konusunda attığı en önemli adım, erkek çocukların “Sıbyan Mekteplerine” devam etmesini sağlayan fermanı oldu.
Önceleri vakıfların denetiminde olan bu okullar, daha sonra Maarif Nazırlığına bağlandı.1876’dan sonra Mekteb-i İptidai’ (İlkokul) adını alan bu okulların her mahalle ve köyde açılması öngörülüyordu.
Sıbyan mekteplerinde çocuklara Kur’an okutulur, namaz usulleri ile okunacak dualar belletilir. Ve biraz da yazı öğretilirdi. Tanzimat’tan sonra bu okullar ıslah edilerek sayıları artırıldı.
Rüştiyelerde: Öncelikle dilbilgisi, güzel yazı ve ahlak derslerine, ikinci sırada da yabancı dille, pozitif bilimleri içeren derslere yer veriliyordu. Ortaokul dengi olan bu okullar önce İstanbul’da daha sonra vilayetlerde açıldı.1869’da yayınlanan bir irade ile kız rüştiyelerinin de açılması sağlandı.
*Tanzimat’tan sonra sıbyan mektepleri, mekteb-i iptidai adı altında yeniden düzenlendi.
* Abdülhamit Han’ın saltanatı sırasında okullaşmaya önem verilmişti. Özellikle vilayetlerde eğitimin örgütlenmesi, vilayet merkezlerinde birer sultanı açılması gerçekleşti.
* 20. yüzyıla girerken, tüm imparatorlukta rüştiye sayısı gerek bina gerekse öğrenci olarak Tanzimat’ta üç misli artış gösterdi. Ama binaların modernleşmesine ve eğitim koşullarının iyileşmesine rağmen öğrenci sayısına oranlı bir artış görülmedi.
* Çocukların okula başlaması için “Âmin Alayı” törenleri yapılırdı. Bu törende çocuklar gezdirilir, yürüyüş boyunca ilahiler okunur, âmin çekilir, bir alay halinde okula gidilirdi. Okulda çocuklar, hocaya teslim edilir, duadan sonra çocuklara ilkin “elif” harfi belletilirdi. Resimde Salih Erimez’in çizgileriyle bir âmin alayı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.