DOLAR 18,6369
EURO 19,5418
ALTIN 1.071,66
BIST 4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 11°C
Çok Bulutlu
Tekirdağ
11°C
Çok Bulutlu
Cts 12°C
Paz 13°C
Pts 13°C
Sal 12°C

TEKİRDAĞ’IN ÇÖPLERİ

22.10.2022
A+
A-

Yeğenim ailesiyle birlikte yurt dışından misafir gelmişti. İmkanlarımız ölçüsünde iyi ağırlamaya çalıştık. Yöresel yemeklerden yaptık yedik, içtik.
Yemek masası toplandıktan sonra iki poşet dolusu çöp çıktı. İçlerinde yemek artıkları, plastik kola şişeleri, tatlı kutuları, boşalan cam turşu kavanozu vardı.
Poşetleri sokaktaki çöp konteynerine atmaya giderken eşim, biten çamaşır deterjanının üç litrelik plastik kabı ile beş litrelik iki pet su şişesini de elime tutuşturup, “bunları da at” dedi.
Çöpleri götürüp, sokağın başında yan yana duran iki konteynerden birine attım. Atmamla birlikte konteynerden üç kedi korkuyla dışarı fırladı. Birkaç kedi de etrafta dolanıyordu.
Eve dönünce, Almanya’dan gelen iki çocuk annesi yeğenim, “Dayı çöpleri o şekilde mi attın?” diye sordu. “Evet” dedim. “Almanya’da olsaydın, az sonra kapınızın zili polis çalınır ve çöp poşetleriyle birlikte ceza makbuzu eline tutuşturulurdu. Bu yemeğin üstüne kaymaklı kadayıf yemiş gibi olurdun” diyerek, güldü. Sonra da açıklama yaptı:
“Almanya’da evdeki çöpleri öyle hep birlikte bir poşete doldur, götür at diye bir olay yok. Önce evde cam, plastik, kağıt ve yemek artıklarını ayrı ayrı çöp kutularında biriktiriyor, sonra da yine aynı şekilde hepsini ayrı konteynerlere atıyoruz. Böylece geri dönüşümü kolay oluyor. Zaten kimsenin keyfine değil. Devlet öyle yapılmasını istiyor. İnsanlar da bu kurala zorunlu olarak uyuyor.”
“Haklısın” dedim. “Keşke bizde de öyle olsa. Ama maalesef olmuyor. Çünkü ben yapacak olsam, başkası yapmıyor. Her türlü çöpü doldurduğumuz poşetlerini pat küt konteynerlere fırlatıyoruz. Belediyenin aracı da gelip götürüyor. Ancak evde ayrıştıranlar, için belli yerlere cam, kağıt, plastik ya da eski giysi konteynerleri de var. Ama kullanan çok az. Mesela ben geçen gün evde biriktirdiğim pet şişeleri atmaya gittim. Bir de baktım ki konteynerin kapağı kırılıp, içindekiler alınmış. O şekilde bıraktım geldim. Bu olayın, devlet tarafından sıkı bir şekilde takibi gerekli. Vatandaşlar da zorunlu uygulamaya tabii tutulmalı. Keyfiyete bırakılırsa olmaz.”
“Doğru” dedi. “Almanya’da böyle yapsak, önce insanlar şikayet eder zaten. Orada yaşayanlar, bu olayı artık kabul etmiş ve yaşamın bir parçası olmuş. Kaçarı, göçeri yok. Herkes uymak zorunda.”
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ramazan Alpaslan Kurtoğlu, basına bilgilendirmede bulunurken, aklıma yeğenimle yaşadığım bu anım geldi.
Tekirdağ’ın on bir ilçesinde her gün çıkan bir milyon 200 bin ton çöpün nerelerde ve nasıl bertaraf edildiğini anlatırken, “Vatandaşlarımız çöplerini kaynağında ayrıştırsa hem devlet ekonomisine katkısı olur hem de çöpleri bertaraf etmek için bu kadar büyük ve geniş yerlere ihtiyaç kalmaz” dedi, Kurtoğlu.
Haklıydı. Burası Almanya ya da Avrupa’nın herhangi bir ülkesi değil. O yüzden çöpler langır lungur bir poşete doldurulup, sonra da sokaktaki konteynere, basket potasına top atılır gibi pat diye fırlatılıyor. İçinde ne varsa dağılıp, saçılıyor. Sonra da gelsin alsın belediye aracı, nereye götürürse götürsün. Bundan sonrasını pek düşünen ve dert eden de yok zaten. Görev de, sorumluluk da belediyelerin.
Eskiden çöpler araçlarla toplanır, şehirlerin uzak bir yerlerine götürülüp, dökülürdü. Sonra da çöp dağları oluşur, pis kokudan, sinekten durulmazdı. Hatta biriken metan gazının patlamasıyla ölümlü kazalar bile yaşandığı oluyordu.
Neyse ki çıkarılan yasalarla artık çöplerin toplanması, belli yerlerde toprağa gömülüp, depolanması, atıkların ayrıştırılıp, evsel atıkların gömüldüğü yerden elde edilen metan gazından elektrik üretilmesi gibi durumlar çöz konusu.
Tabii tüm bunların yapıldığı tesisleri kurmak için de pahalı yatırımlar gerekiyor. Hem de yalnızca evsel atıklar için değil, tıbbi atıklar ve sanayi atıkları için de gerekli.
Biz de basın mensupları olarak geçen hafta, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin bu konudaki bilgilendirme gezisine katıldık. Hep birlikte, belediyeye ait bir otobüse bindik ve ilçe belediyeleri tarafından her gün toplanan bir milyon 200 bin ton çöpün, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne ait Süleymanpaşa ve Çorlu’daki depolama alanları ile ayrıştırma tesislerinde hangi işlemlerden geçirildiğini yerinde görmek için yola çıktık.
Genel Sekreter Yardımcısı ve Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ramazan Alpaslan Kurtoğlu da hem araç içinde hem de tesislerde bizlere bilgilendirmede bulundu. Yapılan her çalışmayı kendi gözlerimizle gördük.
Evsel atıkların gömülerek depolanması, plastik, kağıt ve metal atıkların, ekonomiye kazandırmak için tesislerde çalışan işçiler tarafından tek tek ayrılması, çöp depolanan yerden elde edilen metan gazı ile elektrik üretilmesi ve sağlık kuruluşlarından toplanan tıbbi atıkların zararsız hale getirilmesi olayını yerinde gözlemledik.
Aslında belediyenin, bu tür gezileri vatandaşlar için de düzenlemesi gerekir. Muhtarlar öncülüğünde yirmi, otuzlu gruplar halinde buralara götürülen insanların, evlerinde plastik poşetlere doldurdukları her türlü atığın bertaraf edilmesinin ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olduğunu görmesi gerekir. Belki o zaman Avrupa ülkelerinde yapılanlara özenmek yerine, atıklarımızı kaynağında, yani evimizde ayrıştırmaya başlarız.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.