DOLAR 18,8242
EURO 20,5095
ALTIN 1.159,42
BIST 4.752,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 10°C
Hafif Yağmurlu
Tekirdağ
10°C
Hafif Yağmurlu
Cts 3°C
Paz 0°C
Pts 2°C
Sal 5°C

YEREL TOHUMUN ÖNEMİ

26.12.2022
A+
A-

Öncelikle tüm değerli okuyucularıma selamlarımı sunuyorum. Sizinle burada ilk buluşmamız olduğu için önce size kendimi tanıtmak isterim. Ben 1985 Tekirdağ Süleymanpaşa doğumlu, çiftçi bir ailenin 2. Çocuğuyum. İlk orta ve lise öğrenimimi burada, lisans öğrenimimi İzmir Ege Üniversitesinde Su Ürünleri Mühendisliği üzerine yaptım. İhtisasım gıdadır. Lisans öğrenimimden sonra tekrar Tekirdağ’a baba topraklarına geri dönerek burada baba mesleğine ağırlık verdim ve elimden geldiğince geliştirmeye çalıştım. Öncelikle katma değerli ürün üretimini araştırdım. Ardından 2015 yılında internet üzerinden çiftliğimi ve ürünlerimi tanıtmaya başladım. Çoğu kişi beni EVREN ÇİFTLİK ÜRÜNLERİ diye tanır. Günümüze kadar aynı işimizi geliştirerek devam ettirmeye gayret gösterdik.
Şimdi gelelim Gıdanın ve dolayısıyla yerel tohumun önemine.
Türkiye’nin tarım alanları giderek daraldı. Son 10 yılla karşılaştırdığımız zaman çiftçilikle uğraşan üreticinin sayısı çok azaldı. Peki niye? Çünkü mesele zaten belli.
Küresel şirketler Türkiye’de faaliyet gösteriyor, tohum üretiyorlar. Her ne kadar bunların hepsi yerli tohum, yabancı değil desekte, inovasyonunu, ekonomisini tamamen batıdan ithal ediyoruz, onların bilgisine dünyanın parasını ödüyoruz ve burada üretiyoruz. Yani bir japon arabasının Türkiye’de üretilmesi gibi. Yerli tohum diyemeyiz ona. Bizim gururumuz YEREL TOHUM olacak. Yerel tohum neden önemli diyecekseniz, küresel gıda şirketlerini, tohum şirketlerini Türkiye’den çıkarmak için önemli. Peki neden? Çünkü hastalıklar artıyor, şekilleniyor ve değişime uğruyor.
Ben bir üreticiyim ve aynı zamanda bir girişimciyim. Türkiye’nin dünya ekonomisinde ilk 10’a girmesini istiyorum ve aslında bu ülkenin yapamayacağı bir şey değil. Doğru bir tarım politikası ve gerekli inovasyon ve ar-ge çalışmalarıyla, ülkemiz sınırları içinde üretilen her ürüne çok rahat bir şekilde katma değer kazandırma ve yurt dışına ihraç etme kapasitesine sahip bir ülke.
Bu ülkenin, Dünya’nın ilk 10 ekonomisi arasına girmesi aslına bakarsanız çok basit. Benim bir deyimim var. Türkiye 3 T’ye önem vermeli.
1- Teknoloji
2- Turizm
3- Tarım
Üretim bir ülkenin can damarıdır. Tarım ve hayvancılık bunun başında gelir. Nasıl ki Cumhuriyetin ilk yıllarında ipeği dışardan ithal ederken Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde ipeği bile ihraç eder hale gelmişsek, aynı vizyonla biz yine dünyaya gıda, teknoloji ve büyük kültür mirasımızı pazarlayabiliriz ve ülke ekonomisini kalkındırabiliriz.
Burada aslında var olan ve bizim yapabileceğimiz en önemli şey tabi ki önce kendi yerel tohumlarımıza sahip çıkmakla olacak. Kendi ürettiğimizi sandığımız fakat küresel şirketlerin elinde olan ve topraklarımızı her geçen yıl daha da zehirlediğimiz tohumlarla yerel tohumlarımızı değiştireceğiz. Bundan 50 yıl önce fenni gübre ve ilaç yoktu. Kimse buğdayına ot ilacı veya üre, nitrat kullanmıyordu. O zamanlar kanser diye bir şey de yoktu. Kanser son çeyrek asrın vebası haline geldi. Bir bakıyoruz ki 8-10 yaşlarındaki çocuklar kan kanseri, lenf kanseri vb kanserlere yakalanıyorlar. Peki sizce de bu işte bir gariplik yok mu?
Tabi ki var. Söz de verimi daha yüksek diye çeşit çeşit tohumlar sunulmakta fakat hiçbirinin bir diğerinden farkı yok. Varolan hastalıkların %98’i yediğimiz gıdalarla alakalı. Peki o gıdaların nasıl üretildikleri ve hangi şartlarda, hangi kimyasal ilaç ve gübrelerle üretildiklerini kim sorguladı acaba şimdiye kadar?
Ha, şunu da diyebilirsiniz. Bu tohumları kullansak ne olur, kullanmasak ne olur? Ülkenin nüfusu her geçen gün artıyor ve bu tohumların verimleri düşük. Bu kadar insan ne ile beslenecek?
Önerim şu:
1- Çok iyi çalışan kooperatiflerin kurulması. Çiftçi sayılarının arttırılması için devletin herkesten çok desteğini arttırması. Varolan hükümetlerin tarım sektörünü desteklemesi.
2- İyi bir üretim planlaması
3- İyi bir çiftçi eğitimi. Çiftçi bilgili olacak. Babadan kalma ezber bilgilerle toprağına dokunmayacak. Toprağını zehirlemeyecek
Değerli okurlarım; yazılarım ve ezber bozan fikirlerle yazılarıma devam edeceğim. Sizde fikirlerinizi paylaşmak isterseniz mail adresim: [email protected] Hepinize sevgilerimi sunuyor, iyi günler diliyorum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.