DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 24°C
Gök Gürültülü
Tekirdağ
24°C
Gök Gürültülü
Paz 25°C
Pts 23°C
Sal 22°C
Çar 23°C

Türkiye’de doğa ‘çılgın projelerle’ yağmalanıyor

Türkiye’de doğa ‘çılgın projelerle’ yağmalanıyor
REKLAM ALANI
04.06.2021
10
A+
A-

Türkiye Çevre Platformu ve Silivri Çevre Derneği, “5 Haziran Dünya Çevre Günü” dolayısıyla yağrığı açıklamada, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirilen HES, maden arama, nükleer santral ve çılgın projelerle büyük zararlar verildiğini savundu.
Türkiye Çevre Platformu ve Silivri Çevre Derneği Başkanı Ali Korsan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Siyasi partilerin, programlarında çevre duyarlılığından hiç söz etmemeleri; dahası büyük çevre yıkımına neden olacağı uzman görüşleriyle kanıtlanmış “Çılgın oy toplama ve rant yaratma projeleri” nin gündeme getirilmiş olması, gözümüz gibi korumamız gereken doğal ve kültürel değerlerimiz, arkeolojik ve ekolojik zenginliklerimiz açısından büyük talihsizliktir…
Oysa çevrenin korunması, yaşatılması, temiz ve yaşanabilir bir çevrenin gelecek kuşaklara aktarılması, çok sayıda uluslararası sözleşme ile de “çağdaş insan” olmanın ön koşulu ve temel sorumluluğu olarak belirlenmiştir.
Hükümet doğal alanları yok edecek, ormanlarımızı kaynak yaratmak adına ortadan kaldıracak, kıyıların yağmalanmasını hızlandıracak, termik santrallar gibi kirli teknolojileri, nükleer santralleri ülkemize getirecek yasal düzenlemeler yapmakta, bu konuda hiçbir çevre kaygısı duymamaktadır.
Küresel ısınma, buna bağlı iklim değişikliğinin ve kuraklığın yaşandığı günümüzde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına daha fazla önem vererek havanın kirletilmemesi gerekmektedir. Küresel olarak ortalama sıcaklığın 1,5°C yükselmiş ve mevcut fosil yakıt tüketiminden dolayı da 2 °C’a kadar yükselmeye devam edeceği, aşırı hava olaylarının artarak devam edeceği; atmosferdeki CO2’ in 415 ppm. ‘den yaşanabilir seviye olan 350 ppm’e indirilemediği için Avrupa Karbon Nötr Yeşil Planına uyan kentlerin karbonsuzlaştırılması planlarının yapılarak hemen uygulanmaya başlanılması gerekmektedir.
Her gün başka bir yerde yaşanan siyanür faciası, taş ocağı açma girişimleri, sayısız akarsuyumuzu, doğa harikası vadilerimizi susuz ve bereketsiz bırakmaya aday HES projeleri bunlardan sadece bir kaçıdır.
Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yurtbaşı (Şexan) köyünde mermer ocağı bulunan alanda vahşı, ilkel ve acımasızca köylülerin tek geçim kaynağı olan hayvancılığın yok edilmesi, hayvan barınaklarını ahırlarını hiç bir bedel ödemeden ve bilgilendirme yapılmadan yıkılması 600 nüfusun yaşadığı 10 bin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıldığı yörenin bir mermer ocağına feda edilmesi kabul edilemez.
Hükümet tüm dünyada terk edilen nükleer santralları, Çernobil ve Fukişima felaketlerini de göz ardı ederek inatla dayatmaktadır. MAPEG Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Her ay maden arama ruhsatları ile ilgili yeni ihale duyuruları yapıyor. Maden arama işleri; sondaj aşamasından, işletme aşamasına kadar kirli bir teknolojidir.
Artvin Cerrattepe’de, Kaz Dağları’nda, Eskişehir Kaymaz’da ve Fatsa’da Siyanürle altın madeni işletmesi,
Hemen hemen ülkemizin her yerinde açılmaya çalışılan taş ocakları, Rize İkizdere’de, Pamukkale Güzel Pınar’da halkımızın karşı çıkışına rağmen sürmektedir.
Efsanevi Kaz Dağı ve Kozak Yaylamız gibi eşsiz doğa hazinelerimizin siyanürle altın çıkartma uğruna gözden çıkartıldığı, Hasankeyf örneği antik kentlerimizin baraj sularına kurban edildiği, yer altı ve yer üstü sularımızın, Van Gölü, Gediz ve Ergene örneğindeki gibi zehirli atıklarla kirletildiği, özensiz yer seçimli sanayileşmenin önünün açıldığı bir süreci yaşıyoruz.
Marmara Denizimiz ve içindeki deniz canlılarının giderek yok olduğu, çevresindeki yerleşim yerlerinin ve sanayi tesislerinin atıkları yüzünden can çekişmekte adeta isyan etmektedir.
Bütün bunlar, ülkeyi yönetenlerin sadece çevre bilincinden yoksun olduklarını değil, insanlık adına imza attığımız uluslararası sözleşmeleri, ulusal çevre hukukumuzu bile umursamadıklarını göstermektedir…
Sırf döviz girdisi sağlamak için yaban hayatımızın bir güzelliği olan hayvanları yabancıların av meraklarına kurban etmemek de sosyal bir sorumluluğumuz olmalıdır.
Savaş en büyük çevre kirliliğidir. Dünyayı kendilerine sınırsız bir pazar haline getirmek isteyen emperyalist güçler; başta Orta Doğu olmak üzere dünyanın değişik coğrafyalarında, insanı ve geleceğimizi yok etme çabalarına işgallerle, kitlesel katliamlarla sürdürmektedirler Çevre sorunları yalnız çevre günlerinde değil her zaman vardır.
Dünya Çevre Günü bu nedenlerle kutlama değil çevre sorunlarıyla mücadele günü olmalıdır. Bütün bu nedenlerle, Dünya Çevre Günü’nü yaşam kaynaklarımıza duyarlı bir siyasal yönetimle karşılama dileğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

ARA REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.