Dolar 32,2280
Euro 34,5905
Altın 2.418,51
BİST 10.676,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 22°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
22°C
Az Bulutlu
Pts 21°C
Sal 24°C
Çar 25°C
Per 26°C

HAYAT AĞLARINI ÖRERKEN….

HAYAT AĞLARINI ÖRERKEN….
6 Kasım 2023 10:49 | Son Güncellenme: 6 Kasım 2023 10:50
A+
A-

Hayat ağlarını örer gibiydi balıkçı Erdal abi,  İlmek ilmek ağını tamir ederken. Hasretini çektiği o eski bereketli günlere yeniden can vermek istiyordu sanki. Biraz sitemli biraz da sorumluluk hissiyle

“Denizlerdeki balık türleri yok oluyor” diyor ve ekliyor:

“Denizlerimizi bitirmek için her türlü şeyi yaptık ve sonunda başarılı olduk. Bu denizler hepimizin. Çoluk çocuğumuzun da hakları var. Yeni doğmamışın yetimin hakkı da var.”

“Vira Bismillah” diyerek meslekte geçen yıllar.  Kâh dalgalı kâh dingin sularda geçen bir ömür. –

Ağlarını attığı ufuktan bereketiyle çıkan balıklar ile geçimini sağlayan Erdal abi, artık denizlerde eski tadın kalmadığını söylüyor.

Marmara denizinde balıkların neslinin tükenme noktasına geldiğini dile getiren Erdal abi, herkesin elini taşın altına koyması gerektiğinin altını çiziyor.

Balıkçı teknesinde ağ tamiri yaparken konuşuyoruz Balıkçı Erdal Coşkunçay ile. Baba mesleği balıkçılıkla ilgili bakın son yıllardaki hangi acı gerçekleri gözler önüne seriyor:

“Tekirdağ Su Ürünleri Balıkçı Kooperatifi üyesim. Balıkçılığı,  baba mesleği olarak devam ettirdim.  Bugünlere kadar geldim. 59 yaşındayım. 40 belki de 45 senedir Tekirdağ merkezde balıkçılık yapıyorum” sözleriyle önce kendini tanıtıyor Erdal abi sonra da balıkçılığın zorluklarını sorunlarını aktarıyor bizlere:

“Eskiden balıkçılık her sezonda keyifli geçiyordu. Fakat  on sene önce balıkçılık sektörü de ağır ağır hüsrana, hezimete uğramaya başladı. Bilinçsiz avlanmalar, balık stoklarının azaltılması, büyük gırgırların çoğaltılması, ağ derinlikleri ve gemi trafikleri balıkçılık için sorun teşkil ediyor. Tabi biz balıkçılar da bundan sorumluyuz. Denizlerimizi bitirmek için her türlü şeyi yaptık ve sonunda başarılı olduk.”

‘15-20 TÜR TEHLİKE ALTINDA’

Tüm bu ihmallerin bilançosunu ise şu sözlerle ifade ediyor: “Marmara denizinde uskumru balığı başta olmak üzere barbunya balığı bol miktarda demesek de oluyordu. Fakat son yedi sekiz yıldan beri barbunya ve balyoz balığının neslinde ve dip balıkları olan;  kırlangıç, kalkan, pisi balıklarında azalmalar oldu.  Göç balıklarından bu sene palamut balığı hiç olmadı. Bu sene lüfer senesi. Lüfer balığı çoğalmaya çalışıyor. Ama o da yeterli mi? Şuanda Tekirdağ yöresi için yeterli değil!

Marmara Denizi’nde yaklaşık 15-20 tür şuan tehlike altında. Kaybolmak üzereler. Bunlardan kıyı taşlarında olanlar iskâna balığımız, iskorpit balığımız dahi azalmakta. Mırmır, tekir bunlar epey bir azalma noktasında.”

‘DENİZLERDE HERKESİN RIZKI VAR’

Denizler için acil önlem alınması gerektiğini söyleyen Erdal abi: “Ağ boylarıyla ilgili, radarlarla ilgili kontroller yapılmalı.  Büyük balıkçı kayıkları,  Marmara Denizi’nden belli denizlere aktarılmalı. Küçük balıkçılara sınırlamalar getirilebilir” diyerek bazı yasakların ve kuralların getirilmesinin şart olduğunun altını çiziyor.

“Bu denizler hepimizin. Çoluk çocuğumuzun da hakları var. Yeni doğmamışın yetimin hakkı da var. El birliği ile devlet ve balıkçılar olarak da elimizden ne geliyorsa yapmak zorundayız. Herkes taşın altına elini koyacak” diyerek sözlerine devam ediyor Erdal abi,

Düzelir mi? Sorumuza ise “ Evet uzun bir zaman alır. Bazı önlemlerle balıkçılık tekrar idame ettirilebilir” diye yanıtlıyor.

Ve son olarak şu dikkat çekici sözleri söylüyor:  “En başta bilinçlenmemiz gerekiyor. Tarım İl Müdürlükleri seminerler düzenleyip, kooperatif başkanlarını, büyük gırgır reislerini, balıkçılıkta ileri gelenleri en azından üç ayda bir toplayıp ‘Ne yapabiliriz?’  ‘Bu gidişata nasıl bir düzen getirebiliriz diye çözümler üretmeliyiz.  Önlemlerini almalıyız. Fakat bizim Türkiye’de maalesef bu gibi organizasyonlar olmuyor. Su Ürünleri Bölümü’nden  bir sürü arkadaşımız okuyup mezun oluyor. En azından bu kişiler ile Sahil Güvenlik Komutanları bir şeyler yapabilirler.  Görüşmek zorundayız. İnşallah olur diyoruz. Balıkçı ve devlet el ele vermesi gerekiyor.”

 

Konu mazot fiyatlarına gelince “Yeni ağ almam gerekiyor ama eski ağı tamir ediyorum” sözleriyle durumu özetliyor Erdal abi.

Mazot fiyatları ve ÖTV artışı nedeniyle eski sıklıkta denize açılamadıklarını ifade eden Erdal abi, “Mazot çok pahalı. Denize dahi gidemiyoruz. Bizim motorlarımız gecede 100 litre mazot yakar. Bizim için büyük bir miktar. Bu paralar ile bu mazotla bir iki gün denize açılıp balık avladığımız zaman sıkıntı oluyor. Tek bir karnımızı doyuracak şartları yerine getirebiliyoruz. Diğer şartlarımızın hiçbiri yerine gelmiyor. Kenara yatırım yapıp;  ağımızı alalım, boyamızı alalım, macunumuzu alalım diyemiyoruz. Bunlar yok. Bunları sırası geldiği zaman düşünmeye çalışıyoruz” diyor.


Trakya Demokrat Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.