Dolar 31,0391
Euro 33,6226
Altın 2.032,18
BİST 9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
14°C
Az Bulutlu
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
Çar 13°C

GEÇMİŞTEN GELECEĞE GENÇLİK ve TÜRKİYE

13 Şubat 2024 10:51
A+
A-

Gelin 1968’den bu yana Türkiye’deki gençlik hareketlerine ve bugüne etkisine veya etkili olamayışına bakalım.

68’den bu yana Türkiye’de sağ ve sol olmak üzere Türkiye’de gençler kendi değerleri doğrultunda bu ülke için mücadeleye giriştiler. Sağcısıyla solcusuyla, ülkücüsüyle devrimcisiyle bu gençlerin tek gayeleri ülkeleriydi.

Benim gözümde Mamak’ta işkence gören ülkücü ile, Metris’te işkence gören devrimci arasında bir fark yoktur. Solcu “tam bağımsız Türkiye” dedi, sağcı “milliyetçi Türkiye”. Onların verdiği mücadele ve bu uğurda çektikleri sıkıntılar, zorluklar… Kimi idam edildi, yağlı urgan düştü heybesine, kimi işkencelerde kaybetti hayatını, kimi müebbet hapislerde. Onlar, o kuşak bir ideale, bir ideolojiye sahipti. Çıkarları uğruna değil, ilkeleri ve davaları için yürüdüler inandıkları yolda.

70’lerde yaşanan ve ülkeyi adım adım 12 Eylül’e götürdüğü iddia edilen gençlik çatışmaları, anarşi, terör… Bunlar elbette övüneceğimiz veya öveceğim, doğrudur dediğim şeyler değildir, kesinlikle. Ama şunu da sorgulamak gerek: Bu ortamı, anarşiyi kimler yarattı? Kimler bundan faydalandı? Birilerinin “Bizim çocuklar sonunda başardı” dediği şey neydi?

Sağcı ve solcu gençler verdikleri mücadeleler uğruna bedel öderken, hapishanelerde ömür çürütürken, işkence hanelerde can verirken, başları dik darağaçlarına yürürken hiç bedel ödemeden iş başına getirilenlere ne demeli? O dönemde İETT’de topçu olanlara ne demeli?

İnanıyorum ve iddia ediyorum ki, sağcısı ve solcusuyla bu ülke için mücadele verenlerin önü bir şekilde kesilmiş ve engellenmişler. Bugün bizi yönetenlerin ise önü açılmıştır, talihleri parlatılmıştır. Amerikan 6.Filosu’na karşı duranlar idam edilmiş, filoya secde edenler ise ödüllendirilmiştir. İş başına getirilmiştir. Bir projeden bahsedilecekse eğer projenin dik alası işte budur.

Bugün ise Z kuşağı adı altında gençlik sömürülüyor. Ülkeyi yönetenler ve muhalefet olduklarını iddia edenler sürekli gençler üzerinde bir hâkimiyet elde etme çabasında. Gençler de çok kolay bir şekilde buna alet olabiliyorlar. Seçimden seçime akıllarına gelen gençler onlar için sadece oydan ibaret. Dertleri gençlik veya gelecek nesil değil.

Muhalif olduğunu söyleyen fakat zorluk gördüğünde ilk fırsatta yurt dışında yaşamayı hedefleyen gençlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ben yurt dışına gitmenin kurtuluş olduğunu düşünmüyorum. Eğer bir mücadele verilecekse bu mücadele burada, kendi ülkemizde olmalı. Kimse unutmasın, bu memleket bizim! Aşağılık duygusunun hiçbir anlamı yok. Ben ortada bir ilkesizlik, tabiri caizse bir idealsizlk görüyorum. Bir idealizm eksikliği.

Geçmişte yapılanlar eleştirilebilir, eksikleri, yanlışları tartışılabilir fakat kimse onlara idealsiz diyemez. Onların ilke ve ideal sahibi duruşlarının bugünümüzde çok büyük payı var.

Bu ülke için dün ve bugün mücadele verenlere, gençliğini verenlere selam olsun!

Evvel gidenlere selam olsun!

Yazımı, geçtiğimiz aralık ayında ebediyete uğurladığımız ilim adamı, hitabetiyle Türkçenin şahika burçlarından, İttihatçılığın yılmaz isimlerinden Dr. Mustafa Çalık’ın şu sözleri ile bitirmek istiyorum:

“Bir insan 18 yaşında, 20 yaşında inandığı değerler uğruna mücadele edemiyorsa, mücadeleyi göze alamıyorsa okuduğu okulu birincilikle bitirse dahi 30’undan sonra sıradan bir oportünist, 40’ından sonra da köşe dönücü ve hırsız olur. Onun için, gençlik idealizm çağıdır.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR